Küçük İskender'le tanışmama vesile olan bu kitap, Kırık Kadeh Sineması İftiharla Sunar"...
Kitabı alışım rastgeleydi üstüne düşünmedim ,araştırmadım sadece tanışalım diye aldım.
Aldıktan sonra kitaba dair birkaç inceleme okudum ama içlerinden beni kitaba karşı heyecanlandıran ; onu, okuma sıramda yukarılara çıkartacak bir incelemeye ben rastlamadım.
Belki iyi ki de rastlamamışım çünkü kitabı elime alıp okumaya baş koyduğum şubat ayı ortalarında ben yoğun bir Zeki Müren dinleyişindeydim.
Daha önce böyle bir kitap okumadım , incelemesini de nasıl yazacağımı bilmiyorum ama kitabı bitirmenin sıcağıyla klavyenin başına oturdum. olur da kitap hakkında inceleme bakınan biri rastlar da bu kez" ben "kitabı onun listesinde daha yukarı sıralara çıkarabilirim diye.
bu kitabı okumak
meyhanede
fiziken tek olsam da ruhen bana yalnızlığı hissettirmeyen hüznü dozunda yaşatan beniyse cam kenarı konumlu bir masaya oturtmuş her dalışımda dışarı bakıp "o güzel yüzü"aradığım geçmek bilmeyen dakikalarda arka masamda oturan "Şener Şen, Ayşen Gruda, Sadri Alışık, Tarık Akan, Ferhan Şensoy ve nicelerinin oturduğu bir masaya kulak misafiri olup onlarının sohbetleri, kahkahalarıyla keyiflenmek gibiydi.
vesikalı yarim film sahnelerinden zeki Müren şakılarına
Orhan Veli şiirlerinden çölde çay filmine
dolu dolu, sanatseverine şölen gibi gelecek bir şaheserdi
kendisi bu kadar kısa zamanda elimden düşmezim oldu ve en sevdiklerimde kendine bir yer buldu.
öyle bir kitaptı kı beni otuz iki diş okuttu
gene öyle bir kitaptı ki beni efkara boğdu
çok keyfliydi , çok güzeldi...
öylesine bir kitap ki okumayı bitirdiğim gibi etrafımdakilere onu anlatmam için beni kıpraştırıyor
rakı şişesinde balık olsam dedirtiyor,
bana kendisini ezberletiyor.
kendisi ki artık benim kıymetlim...
Kırık Kadeh Sineması İftiharla SunarKüçük İskender