Av başlıyor...
10/10
·388 syf.··
2025 4. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2025 01:08
Kitabı okumam 23 gün sürdü. Tabi arada yoğun çalıştığım, başka işlerle ilgilendiğim için süre uzun gibi görünüyor fakat, bu kitap tek nefeste okunacak bir kitap. Ve ilk yorumum; HARİKA. Detaylı incelemeye geçmeden önce belirtmem gereken bir husus var; ilk kitabı okuyup henüz serinin ikinci kitabını okumadıysanız, fantastik kurgu edebiyatı seven ve ilk kitap sizi "fantastik kurgu" konusunda "tatmin etmediyse", ikinci kitap emin olun tatmin edecek. Lakin, klasik "fantastik kurgu" kitap/serilerinde görmeye alışık olduğumuz ateş topları, yıldırımlar, yerden kalkan iskeletler, büyülü hançerler, ışıldayan kılıçlar yok. Yazarın (Adil Öztürk) zihnindeki büyü kurgusu, büyü felsefesi, büyü uygulanışı farklı. Büyü dışında başka disiplinler, simya ve bilim de işin içinde ve büyük bir ihtimalle üçüncü kitapta bunun harmanlanmış, birlikte çalışan bir kurgusunu okuyacağız. Yani sizi bilmem ama ben yarın sabah okumaya başlayacağım :) Ve gelelim asıl incelememize. Şimdiden uyarmak isterim ki (muhtemelen) incelemede minik minik SPOILER olacak. Yani aslında değil, tam spoiler değil, spoiler demeyelim de, ne diyelim bilemedim :D !SPOILER ALERT! Başlıyoruz; İlk kitabın ismi Aylaklar Arsızlar Aşıklar (bildiğiniz üzere) ve bu kitapta evrenin tanıtımı, karakterlerin kim olduğu ve hikayeye giriş şeklinde bir kurgu okuyoruz. İlk kitabın incelemesinde bundan bir miktar bahsetmiştim; #263521895 ikinci kitabın ismi Gecenin Elleri ve kitaba ismini veren "örgütün" eylemleri sonucu kurtulan bir çok karakterin gelecekte yapacağı icraatlara hazırlığı ikinci kitapta okuyoruz. Tabi ki sadece bu örgütü ve kurtardığı karakterleri değil, bir çok yeni gelişen olayı, bir çok politik karmaşayı ve nihayetinde bu olayların hepsinin nihai amacı olan Belenağaç ormanlarını saran hastalığın düzeltilmesi, belki de cihanın geleceğini etkileyecek bu büyük endemik felaketi durdurmanın çözümünü, daha doğrusu çözüm arayışını okuyoruz. Ama bir dakika, bu noktada "BİLİM ÇARESİZ" İşte zurnanın zırt dediği yer; Bilimin çözemediği, sorunu görüp çözüm üretemediği noktada, sorunun asıl kaynağına iniyoruz; bu felaketin geldiği yer cihanın en büyülü, en nadir, en canlı yeri; Şiyâmagâh. Bu sorunu çözse çözse bir SİMYAGER, bir BÜYÜCÜ belki bir ALİM çözer. Belki de hep birlikte çalışıp, bu felaketi durdurabilirler. Belki de üçüncü kitapta bunu okuyacağız, kim bilir? :) Yukarıda söylemiştim, yazarın hayal gücündeki büyü sistemi alışık olduğumuz bir sistem değil. Büyü için, simya için cihan üzerinde bulunan bir çok madde, malzeme, element vb. şeylere ihtiyaç var. Bunları önce formulize etmek, hesaplamak, bulmak, birleştirmek ve nihayetinde kullanmak suretiyle büyü/simya işliyor. Bir çoğu da zor bulunan, nadir bulunan maddeler. Ve ikinci kitapta okuduğumuz karakterler, üçüncü kitapta Simyager, Büyücü ve Alim bu maddeler arasından en nadirinin peşine düşecekler; güneş tohumunun. Hadi bakalım, AV BAŞLASIN. :)
Gecenin ElleriAdil Öztürk · Kent Kitap Yayınları · 202415 okunma
·1 alıntı·
253 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.