·160 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Şubat 2025 18:05 Spinoza yakın çağın en kayda değer filozoflarından biridir. Eserleri daha iyi anlamak için sevdiğim felsefecilerin okumaları bir ön okuma bir altlık olarak değerlendirdiğim kitaplardan biri de Balanuye’nin bu eseriydi. Kitap giriş bölümünde Evrenin yaradılışı ve insanın dünya üzerindeki varlığı ile ilgili iki genel eğilimden sözederek başlıyor. Buna göre klasik aşkıncılar herşeyin Tanrı tarafından kontrol edildiği bakış açısına sahipken modern aşkıncılar ise insanın özgür irade içinde hareket ettiği ve kendi karar ve seçimlerinin sonuçlarını yaşayarak yaşamı yönlendirebildiğine inanmaktadır. Oysa Spinoza aşkıncı değil içkinci bir bakışla, Doğa/Tanrı’nın herşeyin içindeki varlığından söz ederken tüm sistemin varlıkların birbiriyle karşılaşması, etkileşmesi üzerine kurulu olduğu ve bu sonlu deneyimin her varlık için belli bir süre içinde sona ererek evrende kaybolup karışıp gittiği, insanın üst bir erek için dünyada bulunmadığı, ortak bir var olma halinden daha öte olmadığı, evrenin tahmin edildiği gibi bir kusursuzluk içermediği, üzerine kurulu bir plandan söz etmektedir.