·342 syf.····Okunma: 24 Şubat 2025 00:19 🅢🅔🅢
Kutsal Hayat Üçlemesinin ilk kitabı #ses
Selin, 20 yaşında, İstanbulun ihtişamlı manzarasıyla çevrili bir hayatın içinde yaşayan üniversite okuyan genç bir kızdır. Antalya'da yaşayan, maddi durumu yerinde olan ailesinin desteğiyle konforlu bir yaşam sürmektedir. Ancak kader, ona lüks içinde geçen bir hayatin değil, duygusal çalkantılar ve takıntılarla örülü bir hikâye yazacaktır.
Selin, en yakın arkadaşı Ayşegül ile katıldığı bir eğlencede, evli bir doktor olan Hakan'la tanışır. Hakan, geceye eşi Yeşim ile katılmış olmasına rağmen, gözlerini Selin'den alamaz. İlk bakışta başlayan bu çekim, zamanla tutkulu bir ilişkiye dönüşür ve Selin, farkında olmadan bir adamın metresi olmanın ağırlığını taşımaya başlar. Okur
olarak, bu noktada Selin'in zekâsına rağmen nasıl olup da bu girdaba kapıldığını sorgulamaktan kendimizi alamayız. "Eşini aldatan bir adam, seni niye aldatmasın?" sorusu zihnimizde yankılanırken, Selin'in aşk uğruna gözlerini gerçeklere kapayışına tanıklık ediyoruz.
Hakan'ın eşinin yanındayken hissettiği kıskançlık, Selin'i 'Gece' adını verdiği gizemli bir erkekle tanışmaya iter. Bu karşılaşma, onun hayatında yeni bir sayfa açarken, kadınların en büyük rakibinin yine başka bir kadın olduğunu zamanla anlamasına neden olur. Gece, Selin'in hikâyesinde uzun ve karmaşık bir yolculuğun başlangıcıdır. Ancak olaylar yalnızca aşk ekseninde dönmez; Selin'in hayatına asıl darbeyi vuran, annesinin ani kaybı olur. Annesi, ağir hastalığını çocuklarından saklamış ve geriye hayatını değiştirecek bir mektup bırakmıştır. Antalya'ya annesinin cenazesi için dönen Selin, bu mektupta yazan gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalır. Ancak yaşadığı travmalar onun ruhsal dengesini altüst eder. Zaten Hakan'a duyduğu takıntı, annesinin kaybıyla birleşince Selin, bu olayları atlatamaz ve sonunda akıl hastanesine yatırılır.
Yazar, "Ses" adlı bu romanında, aşkın ve
aplantının insan ruhunu nasıl tükettiğini
ustalıkla işler. Hikâye boyunca sesin, yani kişinin kendi iç sesiyle yüzleşmesinin ne denli önemli olduğuna vurgu yapılır. Selin, kalbinin sesini mi yoksa aklının sesini mi dinlemesi gerektiği konusunda bir çıkmazdadır.
Takıntı haline getirdiği aşk, onun
hayatını mahvetmesine neden olurken,
çevresindeki insanlarda bu girdaba
sürüklenir. "Ses" yalnızca bir aşk
hikayesi değil, aynı zamanda bir kimlik
ve ruhsal çöküş anlatısıdir. İnsan
ruhunun en kırilgan yanlarını cesurca
ele alan bu eser, aşkın bazen yalnızca
bir yanılsamadan ibaret olduğunu
gözler önüne serer. Yazarın kalemi,
duyguların en uç noktalarına
dokunurken, bizlere de şu soruyu
soruyor. Aşk, gerçekten duyduğumuz
bir ses midir, yoksa kendi yarattığımız
bir yankı mi? Şimdi sirada ikinci kitap
#kök var ve hemen başlıyorum. Çok
çok sevdim kesinlikle tavsiyemdir Kitapla kalın