9/10
·456 syf.··
2025 12. kitabı
🅑🅤🅩 🅚🅘🅡🅐🅖🅘 Bahar, İstanbul Tip Fakültesi'nin son sınıf öğrencisi... Hayatı sıradan, düzenli ve güvenli bir çizgide ilerliyordur. Ailesiyle sıcak bir ilişkisi vardı, özellikle abisi Ayaz'la. Samsun'daki evlerinde geçen yillar, sakin ve huzurludur. Ancak o, büyük hayallerin peşinde İstanbul'a gelmiş, şehrin en saygın psikiyatristlerinden biri olan Adil Bey'in kliniğinde staja başlamıştır. O gün siradan bir gündür. Bahar, hastaları gözlemlemekle meşguldür. Ancak kapı açıldığında içeri giren adam, yalnızca odadaki havayı değil, Bahar'ın tüm hayatını da değiştirir. Baran Demiroğlu... Genç adamın gözleri boşlukta kaybolmuş, yorgun ve yılgındır. O, sevdiği herkesi bir yangında kaybetmiş, ardından ailesinin katili olmakla suçlanır. Bir gecede özgürlüğünü, güvenini ve anılarını yitirmiştir. Şimdi ise hakkındaki bu hükümle cezaevine gönderilir, sonrasında psikiyatri kliniğine sevk edilmiştir. Baran, hatırlamıyordur. Ne yangını ne de suçu... Sadece zihninin derinliklerinde yankılanan hayalet sesler vardı. Baran, kliniğin soğuk duvarları arasında bir gölge gibi dolaşır. Bahar ise kendisini farkında olmadan bu karmaşanın ortasında bulur. Genç kadin, başta yalnızca bir gözlemci olduğunu sanır. Ama zamanda, Baran'ın derinlerine indikçe kendi ruhunun da sarsıldığinı hisseder. Adamin gözlerinde, geçmişin külleri arasında kaybolmuş bir çocuğun çığlığını gördü O gerçekten suçlu muydu? Yoksa bu, acımasız bir yanlış anlaşılmadan ibaret miydi? Bahar, öğrenmek istiyordu.. Ancak öğrendikçe, kendi varlığının da bu girdaba çekildiğini fark eder. Baran, cinayetin gölgesinde, hafızasının kırık parçalarını birleştirmeye çalışırken, Bahar onun suçsuz olduğuna dair içindeki inanca tutunur. Ama ya yanılıyorsa? Ya gerçekten katil, o genç adamdı? Kitap, okuru her sayfasında yeni bir bilinmezin içine çekiyor. Gerilim, psikoloji ve dramin iç içe geçtiği bu hikâye, yalnızca bir suçun çözülmesini değil, karakterlerin ruhsal dönüşümünü de gözler önüne seriyor. Bahar ve Baran'ın yolu, kesiştikleri o anın çok ötesine uzanıyor. Adalet, vicdan ve gerçek arasında ince bir çizgide yürüyen bu roman, son sayfasına kadar merakla okutuyor. Yazarın anlatımındaki akıcılık, karakterlerin derinliği ve olay örgüsü güzel işlenmişti. Ve belkide en can alıcı soru, satırların arasına saklanıyor. Gerçek, herzaman hatırladığımız şey midir, yoksa unuttuklarımız mi bizi biz yapar? Ee artık gerisi kitapta. Bu türde okumayı sevenler için tavsiye ediyorum ve gidiyorum. Kendinize cici bakın Kitapla kalin
Buz KırağıBerna Ilgın · Epsilon Yayınevi · 2021178 okunma
·
66 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.