Bir şey kafanda tam olarak bitirmeden gitmek ya da kaçmak çare değildi.yaşamak dediğimiz şey ise sadece andan ibaretse, neden anımızı güzel hissettiren insanlarla geçirmeyi seçmiyorda fedakarlık uğruna kaçmayı seçiyorduk. aslında ne geçmiş var ne de gelecek. biz hep tek bir noktada duruyorduk o noktanın adı ise şimdi idi ..
sadece farkında değildik. Çünkü düne bakmaktan ve yarını düşünmekten şimdi erteleyip duruyorduk.
Nereye gidersek gidelim bizimle gelen iki şey var..
Ne beynimizi bırakıp gidebiliriz ne de gönlümüzü olmamasi gereken kişilerden koparabiliriz. Durmak istediğimiZ, vazgecmek istediğimiz anlarda, bunun sonucunun güzellikle bitmeyeceğine garantimiz yok. Anı yasamaaliyiz ve sonucu ne olursa olsun yaptığımiz hatalardan ibret alarak bir hayat gecirebilmeliyiz.
Yazarın ikinci kitabını okuyorum. Keskin de bu kitap kadar harikaydı. Evet bazı tekrarlanan bölümler vardı ( tam ayağa kalkıyorum elimi tutup beni kendine çekti) gibi.. fakat duyguların inceliğini öyle güzel betimlemis ki sadece kitaplarda boyle aşklar yaşanır, sadcee filmelerde olur deri doğrudur. Fakat kitaptaki ince duyguları hayatimiza katarak masum sevgiyi bizim de yaşamamıza bir engel yok demi?
Doğum günü hediyem olan bu kitap için binlerde teşekkürler Nunu ma💗💗
Şimdi deniz kenarında kulaklarımda bu şarkıyla kitabın bende bıraktığı hislerle yeni adımlar atmak dileğiyle 💫💫💫
youtu.be/jwBllk0XvMA
Buz KırağıBerna Ilgın · Epsilon Yayınevi · 2021178 okunma
Bu kitabın çıkmasını çok bekledim ama asla beklediğim gibi değildi.... Okuduktan uzun zaman sonra inceleme yapmamın sebebi ise biraz sindirmem gerektiğindendi .
Aslında genel olarak güzeldi ama ben Wattpad ‘de bundan daha fazlasını okumuştum o zaman daha çok beğenmiştim çünkü olaylara giriş yapılmıştı ama kitapta olayla ilgili detayı vermiyor ve sıkıcı ilerliyor tam olayların başlayacağı yerde ise kitap bitiyor .
Bu Berna Ilgın’dan beklediğim bir şey değildi belki kitap bir 100 sayfa daha uzun olurdu ama daha güzel bir şey ortaya çıkardı ve insanlar merakla beklerlerdi ama bu kitapta merak içinde bırakacak bir şey yoktu ....
Benim görüşlerim bunlardı kendinize iyi bakın:)
Bu kitabın ortaya çıkış aşamasında yazarın neredeyse her adımında yanındaymış gibi takip ettim. Hafta hafta tüm heyecanıyla okudum ....Kitap olacağı günü sabırsızlıkla bekledim....
Bekledim ...
Bekledim ...
Evet çıkar çıkmaz aldım ve okumaya başladım.
Çok sevdiğim bir yazar olması onu eleştirmeyeceğim anlamına gelmiyor...
Ben bu kitabın 3 kitaplık halini okumuşum ama elimde olan bu kitap bana göre sadece ufak bir bölümünü içeriyor. Yazar bize paylaştığı bölümleri kitaplar halinde ayırmış oysaki .
Şok oldum emin olun. Ben okuduğum diğer bölümlerinde en azından bu kitapta karşıma çıkacağını düşünürken sadece başlangıç olması üzdü beni... Sanırım seri olan kitapları pek sevmiyorum...
Beklentim yerle bir oldu.
Yazarın diğer kitaplarını da okudum akıcı ve harika bir üslubu var.
Diğer kitapları bekliyor olacağım...
Keyifli okumalar.
"Ruhuna ben bulaştım,
Artık kurtulamazsın."
Bahar, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi son sınıf öğrencisidir.
Ailesiyle ve abisi ile olan ilişkisi gayet sağlıklı ve sıradan olan bir yaşam sürmektedir. Bahar İstanbul'un en önemli psikiyatrisi Adil Bey'in yanında staja başlar.
Bir gün kliniğe ailesinin cinayetinden sorumlu olan bir adam gelir ve hayatı o an itibariyle değişir...
( √ konusu itibariyle saçma gibi görünüşe sahip. ama yazarın üslubuyla konu güzel bir şekilde işlenmiş. kitap boyunca klişe denilebilecek sahneler yok denecek kadar azdı, kitabı 2 gün kadar az bir süre de bitirdim ve gayet de memnun kaldım.
√ Bahar ve Baran DEMİROĞLU karakterlerinin çarpık ilişkiyle kaleme alınmış. Bazen ikilinin sahnelerini okurken çıldırıyordum. Çünkü karakterler hakkında on sahne yazılmış ise ikili on sahnenin dokuzunda tartışıyorlar, aralarına mesafe koyup bile, isteye kendilerine zarar veriyorlardı. Erkek karakterimiz (Baran DEMİROĞLU), iyi bir geçmişe sahip olmamakla birlikte bütün ailesini kaybetmiş birisi. Sağlıklı bir duruş sergilemelerini beklemek biraz saçmaydı galiba.
Açıkçası şunu söylemeliyim ki birbirilerine zarar vermeye başladıklarını düşündüm onları okurken.
✓ yan karakterlerin birbirleriyle olan ilişkileri gayet iyi anlatılmıştı.. Örneğin, Meloş karakteri renkli - eğlenceli bir karakter olarak ele alınmıştı. Selin ve Murat karakteri ise Bahar'a olan destekleriyle gönlümüzde yer edindi.)
Lafın kısası gayet akıcı bir üslupla yazıldığı için ben kitabı sevdim, okuması benim için eğlenceliydi ve keyif aldım.
(Kitap bir seri hâlinde yazılmış ve toplam 3 kitaptan oluşuyor, serinin diğer kitaplarını okumaya can atıyorum!
☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆)
Berna Ilgın'dan efsane bir kitap daha. Çoook beğendim çook. İkinci kitabın çıkmasını 4 gözle bekliyorum. Bu yazarın kalemini çok beğeniyorum aşırı akıcı ilerliyor ve konusu çok sürükleyici.
Buz KırağıBerna Ilgın · Epsilon Yayınevi · 2021178 okunma
Selamlaaar. :)
Spoilerle buradayım!
Bugün size Berna Ilgın 'ın, Buz Kırağı kitabının incelemesiyle geldim.
Öncelikle size kırağı ne demek onu anlatmak istiyorum.
Havanın “çiy noktası sıcaklığı”, sıfır derecenin (donma noktasının) altına düştüğü zaman “kırağı noktası sıcaklığı” olarak adlandırılır. Kırağı, havadaki su buharının direkt olarak sıvı hale geçmeden buza dönüşüp çok soğuk yüzeylerde birikmesiyle oluşur. Birikmeyle olan kırağı ayrıca beyaz kırağı olarak da bilinmektedir. Birikmeyle olan kırağı bitki örtüsünü, arabaları vb. yerleri (eğrelti otu gibi) buz kristalleri ile kaplar. Birikmeyle olan kırağı yeterli kalınlıktaysa, sanki etrafa hafif bir kar yağışmış gibi bir manzara oluşur.
Kırağının bitkilere, meyvelere de zararı vardır. Buruşmasına, büzüşmesine ve büyümemesine neden olur.
Belki duyan olmuştur; büyüklerimiz "Bu sene meyvelere hep kırağı düştü" derler.
Neyse kitaba geçiyorum bu kadar bilgi yeter.
Bahar, tıp okuyan bir öğrenci ve adli psikiyatrinın yanında staja başlıyor.
Tam da o günlerde bir vahşet yaşanıyor, bir evde bir aile yanıyor ve evin önünde elinde benzin bidonuyla evin oğlu duruyor...
Ve hiç birsey hatırlamıyor. Bundan sonrası Adil hocanın ve Bahar'ın hastasıyla arasında olanlar, söylememiz yasak.
Tabi bu arada Bahar, bu gizemli adamdan etkileniyor. Bundan sonra olanlar benim sinirimi bozmakta ve kitap okuma hevesimi kaçırmakta gerçekten.
Baran'ın da Bahar'dan etkilendiğini öğreniyoruz ama o daha çok Bahar'ı koruma derdinde. Yanımda kimse görmesin hedef olur kafası.
En sinir olduğum tarafsa şu Baran istediği zaman "gel Bahar", "git Bahar", "çevremde olma Bahar", "seni görmek istemiyorum Bahar" o kadar çok tekrarlanıyor ki bu cümleler :/
Bir de kadının erkekten birseyler saklaması var. Her kitapta var neredeyse şuan.
Nasıl söylerim, ay çok üzülür,
BERNA ILGINBUZ KIRAĞI
Öyle bir gün gelecek ki sana bütün bu sorularının cevabını verebileceğim. O gün gelene kadar sabret ve beni bırakma. Allah şahidimdir, senden uzak durmayı denedim ama olmuyor işte! Zamansız gelen bahar gibisin ama maalesef her yer daha
Buz! Kırağı...
Anlamıyorsun, değil mi? Anlamıyorsun! Sen incinme diye nasıl kavrulduğumu görmüyorsun? Ne kadar büyük bir belanın içinde olduğumu tahmin bile edemezsin...
Karşıma geçti ve gözlerimin içine bakarak," benim bir davam, edilmiş bir yeminim var," dedi acıyla dişlerini sıkarak konuşmaya devam etti:" Alınacak intikamım var, Asyalı. Arkamda iki tane ceset, peşimde bir dünya insan var...
Herkese merhaba bu gün size kalemine bayıldığım @berna.iln yazarımızın Buz Kırağı kitabının yorumu ile geldim.
Konusundan kısaca bahsedeyim.
Güzel kızımız Bahar'ın en büyük hayali başarı bir Psikiyatır olmaktır, okulunun son senesinde İstanbul'un en iyi adlı psikiyatır'ı Adil Çınar'ın yanında staj yapmaya başlar. Bahar'ın hayatında herşey yolunda giderken bir gün kliniğe bir hasta getirilirve bundan sonra bütün hayatı değişir.
Sevdiği herkesi büyük bir yangında kaybeden Baran Demiroğlu yaşadığı büyük yıkımı atlatamadan ailesinin katili olmakla suçlanır ve tutuklanarak cezaevine gönderilir. Hayatı bir gecede alt üst olan Baran yaşadığı hiçbir şeyi hatırlamaz ve tedavi edilmesi için psikiyatri kliniğine sev edilir.
Yazarımızın kaleminden okuduğum ikinci kitabı ve kelimenin tam anlamıyla muhteşem, kitapta ne ararsanız var polisiye, macera, gizem, heyecan ve aşk. Ben normalde okuduğum kitaplarda hep kız tarafı olurum ama bu sefer erkek tarafıyım, Baran' ın yaşadığı acılar ve bu acılar karşısındaki dirayeti beni çok etkiledi, daha anlatacak çok şey var ama spoi vermemek için susuyorum. İnşallah kitabın devamı çok çabuk
Buz KırağıBerna Ilgın · Epsilon Yayınevi · 2021178 okunma
bu kitabın arkasını okuduğumda benim aklımda daha başka şeyler canlandırmıştı. bu yüzden kitabı sevmiştim ama kitabı okuduğumda hayal kırıklığına uğradım. ilk sayfalar sürükleyici olmasına rağmen sonlara doğru çok sıkıcı olmaya başladı.kaç kere kitabı yarıda bıraktığımı hatırlamıyorum bile. bana aşkları da çok geçmedi.ne zaman aşık oldukları bile belli değildi. bir anda kopamayan aşıklar oldular. sanki giriş,gelişme,sonuç yerine giriş,sonuç olmuş.
Sürükleyici kurgusu ile elimden bırakmadığım bir kitapla geldim. Kitabımızın içinde yok yok aşk polisiye ve hatta gerilim. Ve sizlerimde bir an önce okumasını öneririm.
∙
Şimdi kısaca konusundan bahsetmek gerekirse; İstanbul tıp fakültesinde okuyan Bahar başarılı bir psikiyatr olmak ister. Bunun içinde İstanbul’da tanınan be herkes tarafından övülen Adil beyin kliniğinde staj yapmaya başar ve bu Bahar için bulunmaz bir fırsattır. Adil bey normal psikiyatrlardan farklı olarak psikolojik sorunları olan suç işlemiş yada işlemeye meyilli hastalara bakmaktadır.
∙
Herşey yolunda giderken Bahar okul, ev ve staj yaptığı alanda mekik dokurken Adil bey bir gün telaşlı bir şekilde ofise gelir ve tüm olaylar başlar.
∙
Baran Demiroğlu herkes tarafından tanınan yakışıklı, genç bir iş adamıdır ama artık onu herkes ailesini diri diri yakmakla suçluyordur. Baranın annesi Adil beyin eski hastasıdır bundan dolayı Baranla o ilgilenecektir. Klinikte bir süre gözlem altına alınan Baran ile Bahar arasında neler geçecektir?
Bu cinayetin sorumlusu gerçekten Baran mı?
Bahar nasıl bir yol izleyecektir? Hepsi ve daha fazlası kitapta...
Buz KırağıBerna Ilgın · Epsilon Yayınevi · 2021178 okunma
(Okumayanlar için spoiler vermeden anlatıyorum) Merhaba Buz Kırağı 1 Kitabın Yorumla Geldim : Berna Ilgın nin yazarın okuduğum ilk kitabı . Arkadaşımdan tavsiyesi üzerine aldım . Kitap güzel . Kitap çok akıcıdı ve sürükleyici .Kitabı okuyanlar anladı . Kitabı 3 günde okudum.Yoruma geçmeden biraz konusundan bahsetcem: Yirmi numaralı otobüsün üçüncü koltuğunda mı? Evde, okulda ya da işyerindesiniz. Kısa bir mola verdiniz ve pencere kenarında bir fincan kahve içiyorsunuz. Belki de bir arkadaşınızla buluşmak için yola çıktınız. Ne kadar da sıradan bir gün, değil mi? Her şey son derece normal! Hiç düşündünüz mü, ya her şey bir anda altüst olursa? Örneğin, buluşmak üzere yola çıktığınız arkadaşınızın sizinle ilgili gizli bir planı varsa! Ya da bindiğiniz otobüsün en arka koltuğunda, sizi hayatınızın dönüm noktasına götürecek kişi oturuyorsa! Siz her şey akışında gidiyor zannederken, ya kaderiniz üstünüze yağacak buz kırağı için en uygun şartları hazırlıyorsa...Bütün bunlar bir yana, peki ya hayatınızın altı, üstünden çok daha güzelse!Baran Demiroğlu: Sıradan bir gün yaşadığını zannederken kendini cayır cayır yanan bir evin önünde buldu. Alevlerin arasında canının parçaları vardı ama o hiçbir şey hatırlamıyordu. Üstelik önünde de bir benzin bidonu vardı. Hayatı bir anda altüst oldu...Bahar Saygın: İstanbul’un en başarılı adli psikiyatrının kliniğinde staja başladığında her şey son derece normaldi. Ama bir gün kliniğe ailesini diri diri yakmakla suçlanan bir hasta getirildi. Hayatı bir anda altüst oldu...Kitabı arkadaşımdan den duydum merak edip wattpaden ilk 3 bölümünü okudum ve hoşuma gitti . Hemen 1.kitabını sipariş verdim. Kitap mükemmel . Berna ablanın okuduğum ilk kitabı olmasına rağmen harika kalemi var . Kitapta Baran ' ama çok üzüldüm üzümlü kekim. Kitabın
Buz KırağıBerna Ilgın · Epsilon Yayınevi · 2021178 okunma