Hayat, sayılardan ve renklerden oluştu.
Bir, üç, beş, sekiz, on, yirmi, otuz, elli derken yıllar geldi geçti. Yılların içinde aylar, ayların içinde haftalar, haftaların içinde günler, saatler, saniyeler, saliseler, hepsi bir sayı ve geçti gitti.
Zamanı yakalamak, tutmak mümkün olmadı.
Geçip giden sayıların içinde, çeşit çeşit renklerle dolu bir yaşam vardı.
Kırmızılar, turuncular, sarılar, yeşiller, maviler, çivit mavileri, morlar ve bu renklerin sayısız tonları arasında geçen yıllar. Bazen de renkler tamamen simsiyah ya da tamamen bembeyaz oldu, sayıların arasında.
Hayat, renkler ve sayılar arasında sıkıştı.
Galibi yok hayatın, ne kadar çok renk varsa sayıların içinde, hayat o kadar değerli, hem yaşayan ve hem yaşatan için...
Yaşayan ve yaşatan hayatlara...