6/10
·152 syf.··
2025 10. kitabı
İncelemeye başlamadan önce bu kitabın benim Albert Camus adına okuduğum ilk kitap olduğunu söylemem gerek. Kitapta ana karakterimiz Mersault, Mutsuz bir adamdır. Belki de kitabın tüm konusu bu yalın cümledir. Sıradan, rutine binmiş bir hayat yaşamaktayken metresinin ilk aşığıyla -Zagreus- tanışıp kaynaştıktan sonra işler değişir. Zagreus, Mersault'a mutluluğun formülünü ve bu formülün yeterli paradan yani yeterli zamandan geçtiğinden bahseder. Mersault ise eline bir miktar para geçtikten sonra hayatını mutlu olmaya adar. Şimdi demeden olmaz, bana kalırsa ana karakterin bu mutlu olma tutkusu ve obsesif ruh hali, onun mutsuzluğunun asıl sebebidir. Mutlu olmak adına ülke değiştirir, kendini gezmeye verir. Gezdiği bu farklı Ülkelerde bulduğu tek şey ise yalnızlık hissidir. Baktı bu yalnızlık hissi geçmiyor, kız arkadaşlarının evine geçer biraz da orada zaman geçirir. Bu sefer de mutluluğu doğayla bütünleşerek bulabileceğine ikna olur. Olur olmasına da kendini bu denli adarken mutlu olmaya, çevresindeki insanların bir anda sözgelimi "Mersault, sen mutsuz bir adamsın." Lafları aslında kendisini kandırdığına bir işarettir. Ana karakterimiz sevmeye, bir o kadar da sevilmeye karşıdır. Bunun sadece günün sonunda seni mutsuzluğa götürecek bir yol olarak görür. Spoiler olmasın diye kitabın sonlarından bahsetmeyeceğim ama bence kitabın sonunda üzerinden bir sorumluluk, kendisine atadığı bir yük olan mutlu olma görevini bıraktığı için mutludur fikrimce. Yazarın yazma üslubundan bahsedecek olursam da, adam betimlemeye bayılıyor resmen. Bir sayfa çevirmeyeyim de uzun bir doğa, bir ev betimlemesi olmasın. En başta çevreyi tanımak adına hoşuma gitse de sonlara doğru ana fikre daha odaklanmak istediğim için yer yer rahatsız etti açıkcası. Sanırım yazara alışmak için biraz daha romanlarından okumam gerek
Duygu ve Düşünce
Mutlu ÖlümAlbert Camus · Can Yayınları · 20226,2bin okunma
·
41 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.