·368 syf.····Okunma: 11 Şubat 2013 00:00 işlerinden başka işleri olmayanların,
bütün hayatını bir kambur gibi sırtında gezdiren biçare insanların,
ne yaşadığı hayatı beğenen, ne de yenisine gidebilecek kudrete sahip olan mazlumların,
topluluk halinde ruya gorenlerin,
uçuruma uzatılmış bir kalas üzerinde yürür gibi sade tehlike ve muvazeneden ibaret bir hayat yaşayanların,
butun teferruatta isabet kaydedip, esasta yanılanların,
hakikat denen duvarın ötesine geçmek için bir delik bulup yaşayanların,
hürriyeti içinde bulanların,
bir türlü aşamayacağı bir çemberin içinde durmadan çırpınanların,
ihtiyaç ve mahrumiyetin adeta ikinci bir deri gibi vücuduna yapışmış olarak dolaşanların manifestosu.
türk edebiyatının zirvesi.
sıradan insanın sıradan davranışlarını tespite dayanan günümüz mizah anlayışının nüvesi.
günümüzde ancak post-truth şeklinde kavramsallaştırılan, kollektif olarak bir yalana inanma ve onun hakikatin yerine geçmesi durumunun en güzel anlatıcısı. mutlu olmak için kendilerine topluluklar kuran ve toplu olarak uydurdukları yalanlara inanan zavallıların romanı.
en saygın, en büyük dediklerimizle zırdeliler arasında sandığımız kadar fark olmadığını gösteren şaheser.
her sene bir defa okuyorum mutlaka, size de tavsiye ederim.
(inceleme, kitap hakkinda başka bir mecrada yazdığım iki yazının kopyasidir)