Puan vermedi·200 syf.····Okunma: 26 Şubat 2025 22:33 Türk kadın yazarları okumaktaki eksikliğimin farkındayım. Füruzan'la bu açığı kapatmak istedim. Aklımdan bambaşka bir kitabı varken "sinema" sözcüğüne çekildim. Kitap birbirinden farklı öykülerin bulunduğu bölümlerden oluşuyor. Aslında bir solukta bitecek bir kitap, ben vakit bulamadığım için uzun bir zaman diliminde okumak durumunda kaldım. Beni hikayelerde etkileyen, kendine çeken, heyecanlandıran hiçbir şey olmadı. Nihayetsiz, belirsiz sonlar hiç mutlu etmiyor beni. Kötü bile olsa bir son görmek istiyorum kitapta, sinemada ve elbette hayatta... Bunun da bir tarz, bir seçim olduğunu biliyorum ama benim için bu anlamda keyifli bir kitap değildi. Füruzan'ın dili kullanma becerisine asla bir sözüm yok tabii ki. Haddinden fazla betimleme, düz yazıda dahi şiirsel bir dil tercih etmesi beni zaman zaman yordu hatta ilk defa duyduğum kelimeler oldu fakat yazar her şeyden önce büyük bir gözlemci. Tüm hayatları aynı anda yaşamış olamaz; aynı anda evden kaçmış genç bir kız ya da erkek, çocuk yaşta iş hayatına atılmak zorunda kalan yetim bir çocuk olamaz. Anlattığı her olayı birebir yaşamış gibiydi; kapıdan vuran soğuğu, dizime saplanan acıyı, yazın kavurucu sıcağını iliklerime kadar hissettim o satırları okurken. Bu elbette büyük bir başarı ama öyküleri benim okumayı sevdiğim tarzda değildi. Belki bir gün yeniden, başka bir kitabıyla şans vermek isterim kendisine.