Gönderi

Okudum bitti !!
8/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2025 63. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2025 16:43
Bu müthiş esere inceleme yazmak ne haddime. İnceleme değil elbet, kendimce kitabın minik bir özeti diyebilirim. Başlarda çok sıkıldım, zaman zaman bırakmayı düşündüm, ama devamlı karşıma çıkan kitaptan alıntı cümlelerden çok etkilenerek kitaba tekrar tekrar bağlandım. Kitapta sıklıkla kullanılan eski kelimeler ve bazı ayrıntılardan uzun uzun bahsedilmesi biraz can sıkıcıydı. Birbirlerini yeteri kadar tanımadan ancak birbirlerini sevdiklerini zannederek evlenen ( karı-koca hayatı yaşayan ) Macide ve Ömer'in aşkı konu edilmiş kitapta. Ancak kişilikleri birbirlerine zıt bu iki gencin evliliği hem kişilik çatışmaları, hem de maddi sıkıntıların baş göstermesi nedeniyle sıkıntıya girer. ... Ömer ile Macide birlikte gittikleri bir davette, Macide'nin orta mektepte kısa bir süre gönül ilişkisi yaşadığı müzik öğretmeni aynı zamanda da Ömer'in arkadaşı olan Bedri ile karşılaşırlar.... ... Geçim derdi Ömer'in boynuna bindiğinden maddi sıkıntılar nedeniyle Ömer içindeki şeytanın esiri olmuş, yaptığı yanlış arkadaşlıklar ve girdiği kirli işler neticesinde tutuklanır... ... Ömer tutuklandıktan sonra Bedri onu ziyaret eder. Ömer henüz evlenmediği ama karım diye bahsettiği Macide'yi arkadaşı Bedri'ye emanet eder.. ... Macide'nin yazdığı veda mektubunun beni çok etkilediğini söylemeden geçemeyeceğim. Yaşadığı haksızlık karşısında bu kadar sabırlı ve sessiz kalmasına çok üzüldüm. Yalnız muhteşem bir iç hesaplaşma. ... Bağlanmam zor oldu, ancak yine bittiği için çok üzüldüğüm bir eser. İnsanın anlatmak isteyip de dile dökemediği duygularını, düşüncelerini, iç hesaplaşmalarını müthiş bir anlatım ve yalın bir üslupla yazıya dökmüş Sabahattin Ali... ... İyiki de yarım bırakmamışım, naçizane tavsiye ederim. Keyifli okumalar ... Eserden hiç unutmayacağım bazı cümleler: "Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı..? Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı..?" " Unuttum diyemem, fakat üzerimde bir tesiri kalmamış.." "Ne diye benim ruhumun ahengini bozdun ?" " İnsan dünyaya sadece yemek, içmek, koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı. Daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı." " İçimizde şeytan yok. içimizde acizlik var, tembellik var. İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçma eğilimi var." " Onun kafasında bir müddet yaşamak için neleri feda etmem ki..?! " Kalabalık beni sahiden sıktı. Ben ikide birde böyle oluyorum. Bazen bütün insanları, boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazen de hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum. Bu nefret falan değil... İnsanlardan nefret etmeyi düşünmedim bile... Sadece bir yalnızlık ihtiyacı. Öyle günlerim oluyor ki etrafımda küçük bir hareket, en hafif bir ses bile istemiyorum... "Fakat sonra birdenbire etrafımda bana yakın birilerini arıyorum. Bütün bu beynimde geçenleri teker teker, uzun uzun anlatacak birini. O zaman nasıl hazin bir hal aldığımı tasvir edemezsiniz. Kış günü sokağa atılmış bir kedi gibi kendimi zavallı hissediyorum... " İnsan içindeki kötülükleri gördükten sonra başkalarının iyi olabileceğini inanabilir mi?"
Edebiyat
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,7bin okunma
·
321 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.