Bu oyunun yazılmasının ilginç bir hikâyesi var. Olay şöyle:
4. Mehmet'in elçisi olarak Paris'e gelen ve görkemli bir törenle karşılanan Süleyman Ağa Fransız sarayının ihtişamına beklenen ilgiyi göstermeyince, 14. Louis bu ilgisizliğin intikamını almak için Molière'e oyun sipariş eder. 14. Louis oyunu seyrettikten sonra "Şimdiye kadar yazdığınız hiçbir oyun beni bu kadar güldürmemişti." demiş.
Yani ülkeler arasındaki bu küçük hicivleri, nükteleri seviyorum, yeter ki büyük kavgalar, savaşlar olmasın. Farklı kültürlerin birbirini anlamaya çalışması ve kimi zaman da anlayamaması burada da gördüğümüz gibi bir takım benzer olaylara sebep olabiliyor.
Molière'in oyunlarını okumayı çok seviyorum, böyle canım sıkılınca alıyorum bir kitabını okuyorum ve bir iki saat keyifli zaman geçiriyorum. Onun hiciv yeteneği beni oldukça çok eğlendiriyor, okumakta büyük bir zevk alıyorum.
Burjuva Mösyö Jourdain'ın asilzade olma yolculuğunda ki umutsuz ve gülünç mücadelesini anlatan bu kısa metin, cahil kimselerin çevrelerinden kolayca nasıl etkilenip, dolduruşa gelebiliyor olduklarının bir örneği. Mösyö Jourdain'nın her konudaki bilgisizliği, onu herkes için kullanılabilir ve faydalanabilir bir insan haline getiriyor. Bazı insanlar daha saf yaradılışlıdır ve maalesef ki daha kurnaz olanlar bu kişilerden faydalanmayı çalışır ve faydalanır da. İnsan insanın kurdudur misalinde olduğu gibi. Kibarlık BudalasıMolière