8/10
·160 syf.··
2025 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2025 19:39
Edebi açıdan harikulade olan, kendini insana okutan merak ettiren bir kitaptı. Yazarın kalemini sevdim ama konusu biraz düşündürücü. Sabahattin Ali yazarlığını konuşturmuş diyebiliriz. Kitap toplumun o zaman ki yapısını da yansıtıyor. Kitapta karakter bakış açılı anlatım var ki bu da bizim olayları hep anakarakterle okuyup yaşayıp öğrenmemizi sağlıyor. Kitabın konusu; Raif Efendi'nin mütercim olarak çalıştığı kurumda genç bir adam işe girip çalışmaya başlar. Raif Efendi ile aynı odayı paylaşırlar ve Raif Efendi'deki bazı cihetleri görünce hayrete düşer, göründüğünden fazlası olduğunu düşünerek onu çözmeye, onu tanımaya çalışır. İçe kapanık, insanlarla alakayı kesmiş, sadece işini yapmaya odaklanmış Raif Efendi'nin hikayesini oldukça merak eden genç arkadaşı, Raif Efendi'nin kendi hayatının bir kısmını anlattığı defteri bulur ve okumaya başlar. Böylece romanın asıl konusuna giriş yapmış oluruz. Raif Efendi Almanya'ya sabun yapımını öğrenmek için gidiyor ve olaylar başlıyor. Oraların en güzel yerlerini geziyor, sergilere katılıyor ve dil öğreniyor. Rauf Efendi yine bir sergiyi gezintiye çıkıyor, sergide bir tablonun önünde elinde olmadan kilitlenip kalıyor. Tablo ressamın kendi portresidir: Kürk Mantolu Madonna. Tablonun ressamıyla tanışıyor ve büyük aşk başlıyor ve bu aşkın hikayesini okuyoruz. Şunu demeden geçemeyeceğim Rauf Efendi'nin duygularını yoğun bir şekilde tek taraflı yaşadığını hisseceksiniz. Popüler bir kitap olduğu için çok abartıldığını da düşünüyorum ama genel anlamda güzel bir kitaptı. Zaten popüler bir kitap o yüzden fazla bir şey demeye de gerek yok. Merak edenler okuyabilir. Keyifli okumalar, kitaplı günler... [SİPOİ: Sadece merak ediyorum.. Raif Efendi bu aşkı yaşamasaydı boş biri mi olacaktı? Ki boş biri olarak gösterildi kitapta. Çünkü bu olayları bize aktaran oda arkadaşı Raif Efendi'yi önce boş görüyor, sonra çizdiği resimleri görmesi ve insanlara karşı tavrını izlemesi üzerine onun boş biri olmadığına inanıyor ve Raif Efendi'yi çözümsemeye çalışıyor. Bu benim kafama takılan bir unsurdu. İkincisi ise Raif Efendi'nin hayatında bu kadar söz sahibi olamaması, akışına bırakması ve bu kadar pasif olması. Evet, insan elinden bir şeyler gidince zaten içine kapanır ama Raif Efendi yaşadıklarının sonucu olarak kendine ceza kesiyor ve acı çekmeyi seçiyor. Üçüncü olarak Maria'dan bir kızının olduğunu öğrenince neden sahip çıkmadı? Neden gitmesine izin verdi? Bunu kabullenemiyorum. Dördüncü olarak da Rauf Efendinin karısı ve karısının ailesi - sülalesine bakıp onların kendini kullanmasına izin vermesiydi. Beşinci olarak Maria Puder'in kendinden emin olmayan aşkıydı. Raif Efendi'ye bir hayır diyip bir evet demesiydi. Ama Maria'nın kendine olan güveni, insanlara olan tavrı kendisini sevdirdi diyebilirim. Ama kendine aşk konusunda güvenemeyen bir kadındı. Altıncı olarak da Raif Efendi'nin takıntılı hayranlığı beni ürküttü diyebilirim. Maria ile tanışıp aşık olsa da bu tek taraflı hayranlık ve sonrasında aşka dönüşmesi sağlıklı değildi. Son olarak da kitabın sonu beni çok üzdü. Keşke mutlu bitseydi ya Maria ile evlenseydi, ya çocuğunu yanına alsaydı ama işte hayatta böyle; imkanlar imkânsızlıklara dönüyor.]
Edebiyat
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,2bin okunma
·
47 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.