Yerli Bilime Adanan Bir Ömür : Mustafa İnan
10/10
·283 syf.··
2025 3. kitabı
Öncelikle yazıma bu kitabı okumaya nasıl karar verdiğimle başlayacağım.Okullarda her ne kadar ezberci bir sistem olsa da fizik, matematik ve diğer derslerde kavramların nereden geldiğini, bu formülleri kimin bulduğunu ve nasıl bulduğunu merak edip araştırdım/araştırmaya çalışıyorum. Bu noktada özellikle "kim" sorusunun cevabına baktığımda bu buluşların sahibi yabancı insanlardı. Bununla beraber modern dünyadaki buluşların sahiplerine baktığımızda bu alanda bizim insanlarımızın sayısı çok az. Bunun üzerine düşünmeye başladım. 100 yıllık Cumhuriyetimizde, bizden ne kadar bir Einstein, Tesla, Marie Curie, Turing vs. çıktı ? Veya bu kadar büyük buluşlar yapmadılarsa da (ki hangi buluşun ne kadar büyük olduğu da tartışılır biraz da göreceli bir konu diyebiliriz) bizim de böyle bilim insanlarımız var mıydı ? Bunu araştırdığımda karşıma çıkan bazı isimleri önceden duymuştum (her ne kadar detaylı olarak daha önce araştırmamış olsam da) bazı isimleri ise ilk defa duydum. Bunun ardından onların hayatlarını okuyup öğrenmek istedim. Önce Oktay Sinanoğlu'nun yaptıklarından ve hayatını okuyarak başladım. Hakkında internetten yazılar okudum videolar izledim. Aynı şekilde Fuat Sezgin'in yaptıklarını ve hayatını bu şekilde araştırdım. Ancak hiçbir yerde (belki de ben bulamadım) ne yazık ki kapsamlı, biyografi kitabı niteliğinde bir kaynağa rastlamadım. Ancak Mustafa İnan için bir biyografi kitabı yazıldığını gördüm. Hem de Oğuz Atay tarafından. Ne yazık ki bilim insanlarımızın çalışmaları, hayatları okullarda nerdeyse anlatılmıyor, halk olarak da sanırım pek merak etmiyoruz. Bilim insanlarımız hakkında okullarda pek bir şey öğretilmiyorken, kendimiz araştıralım dediğimizde de kapsamlı bir kaynağa ulaşmak imkanı pek yokken, böyle bir kaynağa ulaşmak beni gerçekten çok mutlu etti. Kitapta Mustafa İnan'ın doğumundan vefatına kadar hayatı bir profesörün bir öğrenci ile karşılıklı konuşması şeklinde anlatılıyor. Kitap biyografik roman türünde bir eser ve oldukça akıcıydı. Açıkçası bu kadar akıcı olmasını beklemiyordum ve bununla beraber kitapta altını çizmediğim sayfa sayısı gerçekten çok az. Her sayfa o kadar dolu doluydu ki. Kitapta Mustafa İnan'ın ülkesini aslında ne kadar çok sevdiğini, onun da "neden biz de bilim üretmeyelim" diye düşündüğünü ve ülkesinde bunun için çalıştığını görüyoruz. Yurt dışında öğrenimini sürdürürken hocaları eğer burada kalsaydı zamanının en iyi 3 mekanikçisinden birisi olacağına kesin gözüyle bakıyorlardı. Ama o ülkesine dönüp bilimi ülkemizde yeşertmeye çalıştı, kendini bu uğurda feda etti. Kimseyi kıramadığı, incitmek istemediği, kimseye hayır diyemediği için de oldukça hırpalandığını ve gereksiz koşuşmalar yüzünden yorulduğunu görüyoruz. En yakın arkadaşlarından Cahit Arf (10 TL'de gördüğümüz bilim insanımız) diyor ki : "Mustafa İnan, bilimsel üretiminin, yetenekleriyle ölçülemeyecek kadar az olduğunu biliyordu." Eh, tabii kimseyi kırmayayım diye kimseye hayır deme onun sorununu çöz ötekinin işine koş, hatta konuşmaya sormaya çekiniyorlardır diye düşünüp sen git sor onların derdini, insanlar da senin bu iyi niyetini kötüye kullansınlar, geçim derdi bir yandan.. insana bilimsel çalışmalarıyla uğraşmasına fırsat mı verdiniz ? Yine de elinden geleni yapmış ve Türkiye'de bilimin yeşermesi için çok uğraşmış. Kitaptan bir alıntı daha yapacağım : "Profesör İlhan Kaya da , 'Cisimlerin Mukavemeti' (Mustafa İnan'ın yazdığı kitap), dünyadaki benzerlerinin en iyilerinden biri". "Profesör Hasan Özoklav'a göre de hocanın kitabı özellikle Türkiye'de birden ün kazanan Timoshenko'nun kitabından çok daha açık ve seçikmiş." "Kitap da kısa zamanda tükendi ve üç baskı yaparak 10.000 kadar sattı. Mustafa İnan, öldükten sonra bilimsel bir best-seller yazarı olmuştu." Kitapta Mustafa İnan'ın sadece bilim ile uğraşan bir insan olmadığını aynı zamanda edebiyat, kelimelerin kökeni, tarih gibi birçok alanla ilgilenen ve bu alanlarda seminerler veren çok yönlü araştırmacı bir insan olduğunu görüyoruz. Bilim insanı olması dışında küçüklüğünden beri "herkesin arkadaşı" olmasıyla, arkadaş ortamlarında veya sınıfla öğretmen arasındaki uzlaştırmacı kişiliğiyle, iyi kalpliliğiyle, vatan sevgisiyle beraber benim için bir örnek oldu. Umarım ülkemiz bilime, bilim insanlarımıza daha çok önem verir ve nice Mustafa İnanlar yetişir.
Bir Bilim Adamının Romanı: Mustafa İnanOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202020,5bin okunma
·
565 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.