Türk kadını dünyanın en münevver, en faziletli ve en ağır kadını olmalıdır. Ahlakta, fazilette ağır, vakur bir kadın olmalıdır. Türk kadınının vazifesi, Türk'ü zihniyetiyle, azmiyle muhafaza ve müdafaaya kadir nesiller yetiştirmektir. Milletin kaynağı, toplumsal hayatın esası olan kadın, ancak faziletli olursa vazifesini yerine getirebilir. Herhalde kadın çok yük-sek olmalıdır. Burada rahmetli Fikret'in herkes tarafından bilinen bir sö-zünü hatırlatırım:
"Elbet sefil olursa kadın alçalır beşer."
Bazı yerlerde kadınlar görüyorum ki, başına bir bez veya bir peştemal veya buna benzer bir şeyler atarak yüzünü gözünü gizler ve yanından geçen erkeklere karşı ya arkasını çevirir veya yere oturarak yumulur. Bu tavrın mana ve anlamı nedir? Efendiler, medeni bir millet anası, millet kızı bu garip şekle, bu vahşi vaziyete girer mi? Bu hal milleti çok gülünç gösteren bir manzaradır. Derhal tashihi lazımdır.
Ben ömrümde onun kadar tartışmaya katlanan devlet ve hükümet adamına rastlamadım. Çok genç yaşımda devamlı olarak yanında idim. Hiçbir fikrimi saklamak ihtiyacını duyduğumu hatırlamıyorum. Dalkavukluğu meslek edinmeyenlerin hepsi de öyle idi.. Atatürk'le tartışmak için yiğitliğe lüzum yoktu.