Taha

7/10
·470 syf.··
2026 2. kitabı
·
105 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2026 18:25
Kitap bilgi olarak dopdolu bir kitaptı. Yazar Kuran'ı, hadisleri ve peygamberin hayatını esas alarak İslam'da kadının yerini anlatıyor. Neredeyse her sayfanın sonunda kaynakçalar belirtilmiş. Geleneksel olarak öğrendiklerimizden (okulda gösterilenlerden, medyada gösterilenlerden) oldukça farklı (hatta biraz da zıt) bilgiler içeriyor. Kitabı okumak isterseniz ve daha önce bu tür bir kitap okumadıysanız hazırlıklı olun çünkü yazarın dili biraz sivri ve epey şaşıracağınız bilgiler bulabilirsiniz. Bu bilgileri kimse okulda anlatmaz, öğrenmek için direkt İslami kaynakları veya onları kaynak gösteren bu gibi kitapları okumak gerekiyor. Bunu deneyimlemek açısından iyi bir kitaptı. Kitabın kötü yönü olarak ise bazı olaylar çok fazla kez anlatılmış ve bu da sıkıcı olabiliyor diyebilirim. Bununla beraber verdiği bazı bilgiler bana yeterince güvenilir gelmedi bunlar direkt kullanılmasa da olurdu diye düşünüyorum. Yazılabilecek çok şey var ama kısa tutuyorum. İslam dininin toplumumuzun bir parçası olmasından da dolayı inanan inanmayan herkese naçizane öneririm.
Şeriat ve Kadınİlhan Arsel · Kurtiş Matbaası · 1991526 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Mezarı yoktur : Gönlümüzde yeri olmalıdır.
10/10
·72 syf.··
2025 5. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2025 18:26
Tarihimizde ismini bildiğimiz, bilmediğimiz birçok büyük insan olduğu su götürmez bir gerçek. Ali Suavi hakkında ise bildiklerimiz sınırlı. Eserleri basılmamış. Üstelik hakkındaki birçok yazı yaşadığı dönemde otoriteye, yobazlara ve gericilere karşı olduğu için -haliyle övmek istemezler- olumsuz yönde. Bu nedenle Falih Rıfkı Atay'ın bu eseri çok kıymetli. Kitap bilgi ağırlıklı olmasına rağmen dili oldukça akıcı ve objektif bir yaklaşım var. Ali Suavi 1839'da İstanbul'da doğmuştur. O devrin medreselerinde rüştiyelerinde kendini yetiştirmiştir, bizden birisidir. 40 yıllık yaşamı eğitim, basın, siyaset yoluyla halkı aydınlatma ve inkılap mücadelesiyle geçmiş. Bununla beraber bilinen ilk Türkçüdür. Kendini aşağılık duygusundan kurtarmıştır ve halkı da bu duygudan kurtarmaya (+Türk müsün ? -Estağfirullah Müslümanım gibi durumlardan), Türk ırkının ve dilinin yüceliğini anlatmaya çalışmıştır. Otoriteye karşı çekinmeden fikirlerini söyleyen gözüpek birisidir. Sürgünde bile gazete çıkararak sesini duyurmaya çalışmıştır. Fikirleri çağının ötesindedir. Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun "Yaban" adlı kitabında bir ifade var : "Vatan delisi, millet divanesi", bu ifade Ali Suavi'de karşılık bulmuştur. Birçok görüşü Atatürk'ün görüşleriyle de epey benzerlik taşıyor. Buna cesaretini, kararlılığını ve ileri görüşlülüğünü de ekleyince Atatürk'ü biraz çağrıştırdığını söyleyebilirim. Açıkçası kitabı okurken Suavi'yi Atatürk ile epey bağdaştırdım. Belki başka Atatürk'ler de vardı fakat kimisi ülküsü yolunda hedefine ulaşamadan vefat etmiştir diye düşünürdüm. Bu kitabı okurken Suavi sanki onlardan birisiymiş gibi hissettim. Atatürk'le tanışmalarını istedim. (Kitabın Atatürk'ün hayatıyla ilgisi yok). Belki Atatürk hedefine ulaşabilmiş Suavidir, Suavi ise Samsuna ayak bastığında tutuklanan
Ali SuaviFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 2023209 okunma
Yerli Bilime Adanan Bir Ömür : Mustafa İnan
10/10
·283 syf.··
2025 3. kitabı
Öncelikle yazıma bu kitabı okumaya nasıl karar verdiğimle başlayacağım.Okullarda her ne kadar ezberci bir sistem olsa da fizik, matematik ve diğer derslerde kavramların nereden geldiğini, bu formülleri kimin bulduğunu ve nasıl bulduğunu merak edip araştırdım/araştırmaya çalışıyorum. Bu noktada özellikle "kim" sorusunun cevabına baktığımda bu buluşların sahibi yabancı insanlardı. Bununla beraber modern dünyadaki buluşların sahiplerine baktığımızda bu alanda bizim insanlarımızın sayısı çok az. Bunun üzerine düşünmeye başladım. 100 yıllık Cumhuriyetimizde, bizden ne kadar bir Einstein, Tesla, Marie Curie, Turing vs. çıktı ? Veya bu kadar büyük buluşlar yapmadılarsa da (ki hangi buluşun ne kadar büyük olduğu da tartışılır biraz da göreceli bir konu diyebiliriz) bizim de böyle bilim insanlarımız var mıydı ? Bunu araştırdığımda karşıma çıkan bazı isimleri önceden duymuştum (her ne kadar detaylı olarak daha önce araştırmamış olsam da) bazı isimleri ise ilk defa duydum. Bunun ardından onların hayatlarını okuyup öğrenmek istedim. Önce Oktay Sinanoğlu'nun yaptıklarından ve hayatını okuyarak başladım. Hakkında internetten yazılar okudum videolar izledim. Aynı şekilde Fuat Sezgin'in yaptıklarını ve hayatını bu şekilde araştırdım. Ancak hiçbir yerde (belki de ben bulamadım) ne yazık ki kapsamlı, biyografi kitabı niteliğinde bir kaynağa rastlamadım. Ancak Mustafa İnan için bir biyografi kitabı yazıldığını gördüm. Hem de Oğuz Atay tarafından. Ne yazık ki bilim insanlarımızın çalışmaları, hayatları okullarda nerdeyse anlatılmıyor, halk olarak da sanırım pek merak etmiyoruz. Bilim insanlarımız hakkında okullarda pek bir şey öğretilmiyorken, kendimiz araştıralım dediğimizde de kapsamlı bir kaynağa ulaşmak imkanı pek yokken, böyle bir kaynağa ulaşmak beni gerçekten çok mutlu etti.
Bir Bilim Adamının Romanı: Mustafa İnanOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202020,5bin okunma
7/10
·256 syf.··
2024 70. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2024 09:17
Kitap 19.yy sonu 20.yy başından ikinci dünya savaşına kadar olan zaman aralığındaki İngiltere'de geçiyor ve o zamanki düşük-orta gelirli ailelerin, insanların yaşamını ve o zamanki ortamı kahramanımızın gözünden anlatıyor. Savaştan önceki yaşamdan ve savaştan sonraki yaşamda insan ilişkilerinin, ekonominin nasıl etkilendiğinden, savaştan sonraki yaşamda modernleşmenin yerleşim yerlerini nasıl etkilediğinden bahsediliyor. Kapıda olan savaş tehlikesinin insanlarda uyandırdığı duygular ve bu konu hakkındaki düşüncelerine de yer verilmiş. Bu kitaptan önce 1984'ü okumuştum ve bu kitapta da zaman zaman 1984 esintileri vardı. Birkaç yer için de bana Hayvan Çiftliği'ni de hatırlattığını söyleyebilirim. Belki de bu kitap 1984 ve Hayvan Çiftliği'nin habercisiydi desek pek de yanılmış sayılmayız? Kitabın üslubuna değinecek olursam kitap yer yer akıcı ama genel olarak çok akıcı bulmadım ve karşılıklı diyaloglar çok az. Kitap büyük çoğunlukla yazarın kendi düşüncelerini, anılarını, ve o zamanki yaşamı anlatmasıyla geçiyor. O dönemki İngiltere halkının yaşayışı, onların dertleri, kapıdaki savaşların uyandırdığı psikoloji hakkında bilgi edindim. Okuyunca oradaki halkın yaşayışlarının da dertlerinin de birçoğumuzun aşina olduğu şeyler olduklarını göreceksiniz. Ee sonuçta insanoğluyuz hepimiz.
Boğulmamak İçinGeorge Orwell · Can Yayınları · 201510,6bin okunma
10/10
·631 syf.··
2024 69. kitabı
·
45 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2024 15:33
Öncelikle muhteşem bir kitaptı. Yazar Falih Rıfkı Atay 1923-1938 yılları boyunca Atatürk'ün çok yakınında bulunup(Atatürk'ün başyazarlığını yapmış)birçok hatırasını, o dönemki olayları Atatürk'ün kendisinden dinlemiş ve bu kitabı yazmış. Kitap Atatürk'ün doğumundan ölümüne kadar olan yaşamını o dönemki olaylar ile harmanlayarak anlatıyor. Bu dönemleri Tanzimat Fermanı'ndan başlayarak 31 Mart Ayaklanması, Balkan Savaşları, 1. Dünya Savaşı, Kurtuluş Savaşı, Cumhuriyetimizin kuruluşu şeklinde sınıflandırabiliriz diye düşünüyorum. Kitap epey bilgi içermesine rağmen oldukça akıcıydı ve sürekli yeni şeyler öğrendim. Birçok zaman okurken öğrendiğim yeni bilgilerden ve gerçekten yaşanmış olaylardan ötürü hayrete düştüm.Atatürk'ün ne kadar büyük bir lider olduğunu, cumhuriyetimizin kurulabilmesi için ne kadar çok çalıştığını, içinde bulunduğu zor şartlar altında nasıl hareket ettiği ve nasıl başarılı olduğu ve başarılı olmasını sağlayan kişilik özellikleri, Atatürk'ün karakteri kitapta sıkmadan akıcı bir şekilde anlatılmış ve anlatılanlar okuyucunun kafasında yer ediyor. Ayrıca kitapta Atatürk'ün ve o devrin insanlarının anılarından da epeyce örnekler var.Kitap sadece Atatürk'ten bahsetmiyor o dönemdeki şahsiyetler hakkında da bilgi ediniyorsunuz(ve yukarıda belirttiğim gibi o dönemki olaylardan da). Mesela Atatürk'ün İttihat ve Terakki'ye bakış açısı nasıldı, 31 Mart Ayaklanması nedir ve nasıl oldu, Enver Paşa nasıl bir insandı, Atatürk ve Enver Paşa ilişkileri, Atatürk ve Vahdettin ilişkileri, Atatürk nasıl Samsun'a çıktı, inkılâplar nasıl ve hangi şartlar altında yapıldı gibi gibi birçok konu hakkında bilgi ediniyorsunuz. Okurken birçok zaman duygulandım. Ne kadar zor zamanlardan geçerek bugünlere geldiğimizi, ne kadar çok fedakârlıklar yapıldığını bir kez daha
ÇankayaFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 20215bin okunma