·168 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Ocak 2018 20:45 Okuduğum bir çok incelemeye dayanarak Mikail Bulgakov’un kitaplarının ironik bir sistem eleştirisi ne sahip olduğunu gözlemledim.Bu doğrultuda Bulgakov bu eseriyle ufakta olsa eleştirisine girizgah yapmış gibi.
Kitabın konusu bir çok incelemede mevcut; ama ben de bahsetmeden geçemeyeceğim.Tıp fakültesinden mezun bir doktor düşünün.İyi notlarla okulunu bitirmiş; mesleğini icra etmek için heyacanlı olan.
İlk görev yeri zorlu hava şartlarına sahip kırsal , kuş uçmaz kervan geçmez bir bölge.Doktorumuz biraz sarsak tedirgin ‘Acaba ben bu görevi yapabilecek miyim?’ endişeleriyle dolu bir ruh haliye hasta kabüllerine başlıyor.Kendi toyluyla mı savaşsın bölge halkının cehaletiyle mi?Bu savaşları da kendi ile olan içsel konuşmaları ile bertaraf ediyor ve bu durumları okurken de sık sık gülümsetiyor insanı.
Kitabın son bölümünde ise kendisinden sonra göreve gelen doktorun günlükleri var.Bu bölümde de oldukça hüzünlendiren olaylar ve anlatılar var.
Bulgakov ise,duygu geçişlerini cümlelerine çok iyi yansıtmış.Duru,okuyucuyu sıkmayan ve hala geçerliliğini devam ettiren tespitlerde bulunduğu bir kitap ortaya çıkartmış.Ben beğenerek okudum.