·136 syf.··Beğendi
···Okunma: 08 Mart 2025 00:00 "GİZLİ EL"
"Aranacak olan mesuller değil, mesuliyettir. Fakat onun kendisinin bir vücudu, yapışılacak bir kulağı var mıdır acaba? Hele harp gibi, kıtlık gibi âdeta çaresiz gök afetleri demek lazım gelen, büyük afet hengâmelerinde en büyükler de, anlayışlarının takati itibariyle en küçükler kadar küçük ve mahdut; hepsi derece derece selahiyetleriyle hiyerarşik bir kadronun haneleri içine dama taşları gibi oturmuş, su sızdırmaz bir bütün ve birlik olan görünüşleri; fakat hepsi birbirinin hem amir ve hâkimi, hem mahkûm ve oyuncağı olan hakikatleriyle böyle bir şey olabilir mi?"
Reşat Nuri Güntekin’in “Benim ilk romanım.” dediği bu eser, vurgunculuk ve nüfuz ticaretini eleştirmek amacıyla kaleme alınmış, devlet adamlarına yönelik eleştirileri nedeniyle sansüre uğramış, bu sansür nedeniyle bir aşk romanına dönüşmüştür. "Cemil Nimet" takma adıyla Dersaadet Gazetesinde tefrika ettiği eser, Sedat Simavî'nin Güntekin'den bir roman talep etmesi üzerine kaleme alınmıştır. Yazar, döneminin toplumsal ve siyasi atmosferini yansıtması, karakterlerin derinliği ve yazarın kendine özgü üslubuyla dikkat çeker. I. Dünya Savaşı sonrası İstanbul'undaki yozlaşmış bürokrasiyi, savaş zenginlerini ve toplumsal âhlaktaki çöküşü eleştirir. Bu eleştirileri yaparken yazar ince bir mizah ve ironi kullanmıştır. Eser, bir aşk hikâyesinden de öte bir devrin bütün meselelerinin ele alındığı ve bunların tarih/politika rotasında ilerlemiş. Kahramanlarının birbiriyle olan münasebetlerini onların mesleki duyarlılıklarınıda ortaya koymakta.
Romanın baş kahramanı Şeref babasını kaybettikten sonra geçim derdine düşer. Gemlik'e memurluk göreviyle gitmek zorunda kalır. Amacı, daima yükselmek ve başarılı olmak fakat bu uğurda emek verirken geçmişini de asla unutmaz. Görev yaptığı yerde tecrübe ettiği şeyler ve yaşayışlarına şahit olduğu insanlar onun bakış açısını değiştirmiştir. Bir Paşa'nın kızına öğretmenlik yapmaya başlar ve zamanla bu kızdan etkilenir, evlenirler. Seniha akıllı ve güçlü bir karakterdir. İhtiraslardan, yanlış batılılaşmadan, liyakatsizlikten dolayı yok oluşa sürüklenen devleti ayakta tutan, her şeyini veren, varını yoğunu ortaya koyan Anadolu’yu temsil etmektedir. Anadolu’yu temsil etmektedir.
Gizemli bir dünyanın dile getirildiği bu eserde, bir yazarın düş gücünün sözcüklerine nasıl başarıyla yansıdığını görebiliyoruz.
İstanbul ve kırsal yerlerdeki yaşayış farklılıkları, kadın-erkek ilişkileri, devlet kademelerindeki insanların yetkilerini kullanış şekilleri, eğitim gibi meseleler üzerine kuruludur ve edebiyattan ekonomiye, 1. Dünya Savaşı'nın etkilerinden şiire, kılık kıyafet meselelerinden insanlık ilişkilerine kadar uzanan bir ağla örülüdür.
Dönemin toplumsal ve siyasi sorunlarına ışık tutması açısından tarihi bir belge niteliği de taşır. Roman, hem edebi değeri hem de tarihi önemiyle Türk edebiyatında özel bir yere sahiptir.
Kitapla Kalın.