Gönderi

Mümin kalplere şifa..
Makam-ı terğib ve teşvikte hadsiz misâllerinden, meselâ: Sûre-i هَلْ اَتٰى عَلَى اْلاِنْسَانِ de beyânâtı, âb-ı kevser gibi hoş, selsebil çeşmesi gibi selâsetle akar, Cennet meyveleri gibi tatlı, hûri libası gibi güzeldir. Mu'cizat-ı Kur'aniye Risalesi Bediüzzaman Said Nursî
··
433 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Barış Tutumeri
Gönderi Sahibi
Dördüncü Nokta: Lâfzındaki fesahat-ı hârikasıdır. Evet Kur'ân, mânen üslûb-u beyan cihetiyle fevkalâde beliğ olduğu gibi, lâfzında gayet selis bir fesahati vardır. Fesahatin kat'î vücuduna, usandırmaması delildir ve fesahatin hikmetine, fenn-i beyan ve meânînin dâhi ulemasının şehadetleri bir bürhân-ı bâhirdir. Evet, binler defa tekrar edilse usandırmıyor. Belki lezzet veriyor. Küçük basit bir çocuğun hâfızasına ağır gelmiyor; hıfzedebilir. En hastalıklı, az bir sözden müteezzî olan bir kulağa nâhoş gelmiyor, hoş geliyor. Sekeratta olanın damağına şerbet gibi oluyor. Zemzeme-i Kur'ân onun kulağında ve dimağında aynen ağzında ve damağında mâ-i zemzem gibi leziz geliyor. Usandırmamasının sırr-ı hikmeti şudur ki: Kur'ân, kulûbe kût ve gıda; ve ukûle kuvvet ve gınâ; ve ruha mâ ve ziya; ve nüfusa devâ ve şifâ olduğundan usandırmaz. Mu'cizat-ı Kur'âniye