Cengiz aytmatov'un 1980 yılında yayınlanan Gün olur olur asra bedel romanı, kazak bozkırlarında yaşayan demiryolu işçisi yedigey'in yakın arkadaşı kazangap'ı geleneklere uygun olarak Ana Beyit'e defnetme çabası etrafında şekillenir. Ancak bu yolculuk sırasında, geçmiş gelecek ve şimdi iç içe geçerek, SSCB baskısı, kültürel yozlaşma ve insanın tarihsel kaderi gibi temalar işlenir. Belki de Albert Einstein'dan sonra zamanın görelilik kavramını en iyi anlayan yazardır. Aytmatov bir yandan yerel bir hikâye anlatırken diğer yandan evrensel temalarla insanlığın ortak kaderini tartışmaya açar. Bu yönüyle roman, sadece edebi bir başyapıt olmakla kalmaz, aynı zamanda bireysel ve toplumsal hafızayı canlı tutan bir manifesto niteliği taşır. "Okuyun,okutun!"