Yaklaşık 40 yıllık bir dönemden bahsediliyor ve değişen bir çok olaya tanıklık ediyoruz. Ben kimi zaman İstanbul sokaklarında yürürken yanımdan boza satan Mevlut geçiyormuş hissine kapıldım, kimi zaman Mevlut’e, Süleyman’a kızdım,söylendim. Çok fazla olayın olması(yazar bu yüzden kitabın sonunda kronoloji ve aile ağacı vermiştir) başlarda beni yorsa da bitirdiğimde sanki 4 sezonluk bir diziyi bitirmiş gibi hissettim ve sanki gerçekten hayatımda bir Mevlut, bir Rayiha varmış ve kitabın bitişiyle hayatımdan çıkmışlar gibi hissettim... Ve yıllar sonra bu kitabı hatırladığımda aklıma gelecek ilk cümle ise; “Ben bu alemde en çok Rayiha’yı sevdim...” olacak.