Kalbiniz yalnızca vatanınız için atarken, "Vatan gerisi teferruattır." derken, zorunlu olarak evlendiğiniz kişi vatanınız olabilir mi?
Ahsen, küçük yaşlardan itibaren babasının yanında türlü eziyetlere maruz kalarak büyümüş bir genç kızdır. Ancak bir gün, üzerine atılan iftirayla hayatı geri dönülmez bir yola sapar. Babası, bunu bir namus meselesi haline getirerek Ahsen'in canına kıymaya karar verir. Ne tesadüftür ki o sırada, eski asker Adil ve eşi Nesrin oradan geçmektedir. Adil, genç kızın halini gördüğü an, hiç düşünmeden müdahale eder ve onu babasının elinden kurtarır. Ahsen’i sahiplenmek ve korumak adına evlerine götürürler.
Nesrin Hanım, Ahsen’in temiz kalbini ve saf ruhunu hemen fark eder. Belki de bu yüzden, kalbi yalnızca vatanı için atan, şehadet mertebesinden başka bir şey düşünmeyen oğulları Çağan ile evlendirmek ister. Ahsen için bu teklif, bir kurtuluş olduğu kadar, yeni bir başlangıçtır. Bir askerle evlenecek olması ona güven verir ama onu asıl heyecanlandıran şey, nihayet bir ailesinin olacağı gerçeğidir.
Ve Çağan için her şey, Ahsen’den sonra değişmeye başlar…
Askeri kurgu okumaya bayılıyorum ve bu kitapta zorunlu evlilik temasının işlenişi beni özellikle cezbetti. Sadece onu korumak adına, sevmeden evlendiği bir kadına zamanla delicesine âşık olan bir Çağan okuyoruz. Başlangıçta vatanı onun için her şeyken, zamanla Ahsen onun vatanı hâline geliyor.
Ben betimlemeleri ciddi anlamda seven bir okuyucuyum çünkü bir kurgunun içine tamamen dalabilmem için betimleme olmazsa olmazdır. Bu kitapta, ne yazık ki betimlemeler bana biraz eksik geldi. Keşke daha fazla detay olsaydı ve hikâyenin atmosferini daha derinden hissedebilseydim diye düşündüm.
Bu tarz askeri kurgu okumayı sevenler için güzel bir öneri olabilir. Kitapla kalın!