Yıllardır kitaplığımda duruyordu ama yıllardır Zweig kitapları okurken uykum geldiği için okuyamıyodum. Sevinerek söylemeliyim ki klasik okuyabilme yetisi kazanmışım en sonunda. Ve son olmayacağının da garantisini verebilirim.
Bu kadar ince kitaplar okumaya alışık değilim aslında ama fazlasıyla sevdim. Bu tarz karakterin iç dünyasının ön planda olduğu, neyi niçin yaptı, ne düşünerek yaptı anlayabildiğimiz kitapları okumayı çok sevdiğimi fark ediyorum yeni yeni. Çünkü bunlar bana verilmediğinde ve kendim çıkarımlar yapmam gerektiğinde çok huzursuz hissediyorum kendimi. Sanki o karakterin öz benliğini yeterince iyi göremeyip ona hakaret etmişim gibi geliyor. Oysa böyle her şeyin açık olduğu kitapları okumak çok daha konforlu.
Kitapta da şurası şöyle olsaydı keşke diyebileceğim hiçbir şey yok. Yazar ne anlatmak istediyse tamamen hissettirebilmiş. Bu yönlerden çok başarılı bulduğum bir kitap oldu.
Sona doğru çok emindim ben Irene'nin ölümle huzura ereceğinden ama affedilerek yara kapatmak da güzel bir son olmuş. Çok insancıl hissettiriyor.