Puan vermedi·136 syf.··Beğendi
· Leonid Andreyev’in yazdığı Lazarus öyküsü, İncil’deki diriliş hikâyesine daha karamsar ve varoluşçu bir anlatı getirir. Üç gün toprağın altında yatan ve ölümden dönen Lazarus, bedenen hayatta olsa da ruhen bambaşka biridir. Geri döndüğü dünya artık ona yabancıdır; korku, sevinç ve tutkular ona dokunmaz. Gözlerinde tarifsiz bir boşluk, yüzünde ise donuk bir ifade vardır. Ondan geriye ne eski şen şakrak, ne de vurdumduymaz gamsızlık halleri kalmıştır.
Onun geriye kalan varlığı, karşılaştığı insanları derinden sarsar. Kimileri onun gözlerinde gördüğü dehşet karşısında aklını yitirir, kimileri yaşama dair tüm anlamını kaybeder. Bu esrarengiz adamın ünü Roma’ya kadar ulaşır ve İmparator Augustus, onunla yüzleşmek ister. Ancak Lazarus’un gözleri, imparatorun içine tarifsiz bir korku salar. Kendi kudretinin ve ölümsüzlük arzusunun ne kadar anlamsız olduğunu fark eden Augustus, bu tehditkâr varlığı daha fazla taşıyamaz. Sonunda, Lazarus’un gözlerini kör ettirerek onu Roma’dan uzaklaştırır.
Ve 5. Leonid Andreyev kitabı da burada biter.