Gönderi

7/10
·524 syf.··
2025 5. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2025 13:49
“Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum.” Bu cümleyle başlıyor hikayemiz. 1975 - 1990 yılları arasında Kemal ve Füsun’un birbirine duyduğu aşkı, tutkuyu, cinselliği, aldatmayı tam 524 sayfada bize anlatıyor. Bazıları gerçek bir aşk hikayesi okuduğunu, bazısı ise takıntılı bir adamın hayatından kesitler olduğunu söylemektedir. Ben ise abartılı duygu durumunun okura 524 sayfada abarta abarta anlatıldığını düşünüyorum. Masumiyet Müzesi, duygunun genişletilmiş haliyle okurlara aktarılma çabasıdır. Zira aşk romanından ziyade, tutkunun esiri olmuş bir adamın iç dünyasında bir yolculuğa çıktım. Fakat yer yer eve dönmek istedim. İnsan sayfalarca aynı şeyin betimlemesini yapar mı yahu? Bazan kelimesini 8-9 sayfada tek tek açıklamış. Aslında kitap 250 sayfa olsaymış bence tam tadında olurmuş. 524 sayfa okumayı engel oluyor. Bu durum sayfa çokluğundan değil, Kemal’in sayfalarca belli bir olaya kafaya takıp bize uzun uzun anlatmasından dolayı. Sanırım inceleme yazarken en zorlandığım kitap bu oldu. Çünkü ne bir alt metin, ne okuru düşsel yolculuğa çıkaran bir şey vardı bu hikayede. Sanki Kemal’in her sabah günaydın dediği alt komşusuydum da duygusal bağım zayıf olduğu için sadece olaylara ah, vah etmiş gibiyim. Maalesef bu kitap bana geçmediği gibi benim için hayal kırıklığı oldu. Ama iyi yanları da var elbet dönemin sosyete algısını ve Garplaşmayı çok güzel betimlemiş Pamuk, haklı haksız yanları olsa da. Kitabı okurken kendimizi 1975 İstanbul sokaklarında bulabiliyoruz. Birden Yeşilçam’ın o büyülü dünyası olduğu kadar arkaplanda kalan tatsız dünyasını da bir noktada anlatıyor. Dönemin moda algısı, özentileşmeyle birlikte yeme kültüründe değişiklik gibi bekaret sorunu, zengin aile babalarının metresleri hatta dönemin radyodan televizyona geçişini, akşamları televizyon yayınlarını bitirirken törenlerin yapılması gibi dönemin yaşayış tarzını bile bize uzun uzun anlatmış bize Orhan Pamuk Dönemin paradigmalarını okumak harikaydı. Kemal’in yanında,Keskinlerin sofrasında sanki bir tabak da bana koyulmuş gibiydi. Fakat ziyadesiyle doydum. Özetleyecek olursam kitap baştan aşağıya Füsun, Füsun, Füsun diyor bize. Yeter be Kemal’im bakın yolunuza, kervan yolda düzülür sonuçta (!) Giriş ve son cümleleri bir kitapta en çok dikkat ettiğim şeylerdir. Bu kitabın girişi ve bitişi bence en güzel şeydi. “Herkes bilsin, çok mutlu bir hayat yaşadım.” Bu cümlenin hakkını vereceğimiz hayatlarımız olsun
Duygu/Düşünce
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,3bin okunma
·
684 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.