Hayat, insanoğlu için bugüne kadar birçok metaforla ifade edilmiştir. Bu metaforlardan belki de en kapsamlı ve etkileyici olanı ''Yolculuk'' metaforudur. Bir gün sona erecek ancak nefes aldığımız müddetçe devam edeceğimiz, etmek zorunda olduğumuz bir yolculuk.
Jack London kendi hayat hikayesinden derin izler taşıyan bu romanında okuyucuyu inşa ettiği karakterlerle bir yolculuğa çıkarmaktadır. Okuyucunun sürüklenmeme şansı olmayan, mutlak çıkılacak bir yolculuk. Bu yolculuğun başkarakteri romana ismini veren Martin Edendir. Martin Eden sadece sınıflarası değil adeta dünyalar arası bir yolculuğa çıkacaktır. Bu yolculuk esnasında edebi metinler yazar, felsefe öğrenir, kütüphanelerde günlerini geçirir. Halbuki bu işler Martin Eden'e çok yabancıdır, ömrü boyunca bunları yapmayı bırakın düşünmemiştir bile. Onu bu yolculuğa ve değişime iten ise dünyadaki en kadim değiştirici itkiye sebep olan aşk duygusudur.
20'li yaşlarında edebiyatla ilgilenen ve yazarlığa ilgi duyan herkes bir dönem Martin eden gibi hissetmiş ve onun yaşadıklarını yaşamıştır. İdealizm ve kendini gerçekleştirme duygusu insanın gençlik yıllarında zirve noktasında yaşanır ancak zamanla bu duyguları -yok olacağı zamana dek- hissetme eğilimi azalır. Martin Eden bir yazarın(Jack London'ın) düşünsel anatomisini bizlere güçlü bir kurguyla aktarıyor. Sadece düşünsel anatomiyle yetinmeyip en dipten başlayan bir genç yazarın karşılaştığı zorlukları, yalnızlığını ve anlaşılmamasını da derin bir şekilde inşa edilmiş diyalog ve karakterlerle anlatıyor.
Yoksul kesimde dünyaya gelip varlıklı kesime imrenen, onun gibi olmaya çalışan Martin nihai durumda sadece bir tiksinti duygusuyla karşılaşır. Bu tiksinti duygusu en hafif tabiriyle onu her geçen gün kusmaya zorlamaktadır. Martin kusar; düşüncelerini, hislerini ve bütün samimiyetiyle kendi inandığı gerçekleri, hakiki bir öğürmeyle kusar.
Jack London'a dair Otobiyografik unsurlar taşıyan bu klasik roman, okuyucunun birden fazla konuda kafasında soru işaretleri yaratıyor: Hayata, duygulara, sosyoekonomik sınıflara ve edebiyatın sahici değerine dair soru işaretleri. Martin Eden Edebiyatın yazarlık alanıyla ilgilenen herkes için okunması gereken, eskimeyen ve zaman geçtikçe kıymeti giderek artan bir şaheserdir.