3/10
·236 syf.··
2025 21. kitabı
Saramago alegorik eserleri ve spekülatif kurguları ile bilinir. Kurguyu bir hipotezin sonuçlarını keşfetmek için kullanır. Örneğin Körlük'te insanlar aniden görme yetisini kaybederse ne olur, Yitik Adanın Öyküsü'nde İber yarımadası Avrupa'dan kopup Atlas Okyanusu'nu aşarsa neler yaşanabilir, Görmek'te bir başkentte halkın büyük çoğunluğu boş beyaz oy kullanmayı seçerse başlarına ne gelir gibi. Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş kitabında ise hipotez şu: küçük ve isimsiz bir ülkede bir gün insanlar ölmeyi bırakırsa ne olur? Spekülatif kurgunun amacı olayların nasıl olacağını ve nasıl olduğu üzerine düşünmemizi sağlamaktır. Ama ölüm mutlak gerçeklik iken ölümün yokluğu üzerine spekülasyon yapmak ve bu fikri uzun uzun sorgulamak bana boşa zaman harcamak gibi geldi. Belki de ateist bir yazarın ölümü sadece biyolojik bir son olarak gören bakış açısı beni tatmin etmediği içindir. Ölümü daha manevi ve felsefi bir bakış açısı ile ele alan yazarları okumak daha faydalı olabilir. Kitapta ölüm yedi aylığına ortadan kaybolur ve durum oldukça çelişkili bir hal alır. Çünkü o an ölmek istemeyenler ölmezken; yaşlılar, hastalar, intihar edenler, yaralananlar da yaşamaya devam eder. Kitapta sağlık sistemi, kilise, devlet ve sigorta şirketlerinin bu değişikliğe nasıl tepki verdikleri, aldıkları önlemler detaylı bir şekilde açıklanır. Saramago bu kitapta tüm siyasetin nekropolitika olduğunu öne sürer. Siyasette ölümün rolünü ve birbirleri ile ne kadar yakın ilişkili olduğunu anlatır. Devlet bir yandan insanların kaçmaması ve ölüme ulaşmamaları için sınırlarına askerler koyar. Bir yandan yaşlı ve acı çeken insanlarını uluslararası sınırların ötesine taşıyıp onların ölüme kavuşturulması için suçlu çeteler ile gizli anlaşmalar yapar. Ölümün ortadan kaldırılması ile devletin egemenliği sınıra dayanır. Devletin gerektiğinde gölgelerde çalışan suç örgütlerinin yardımını aldığı, siyasetin aslında hep böyle işlediği anlatılır. Kitabın en büyük sorunlarından bir tanesi çok ilginç bir başlangıcı olmasına rağmen ilerleyen bölümlerde temposunu kaybetmesi. İlk yarısı toplumsal kaosu anlatırken ikinci yarısında daha kişisel bir boyuta geçiyor. Ölüm bir insan gibi tasvir edilip, yazma makinesine dönüşüyor. Ölüm'ün yazı stili tıpkı kitaptaki gibidir. Uzun dolambaçlı cümleler, noktalama işaretleri ve büyük harflerin yokluğu gibi. Kitabı okurken sanki Ölüm tarafından yazılan bir mektubu okuyor gibi hissedebilirsiniz. Saramago kendi tanrısal gücünü hissettirmek istemiş gibi. Okuduğum dördüncü Saramago kitabı. Saramago'nun işlediği temalar, narratif yapısının karmaşıklığı ve sonuçsuz kalan hikayeleri benim okuma tempomu düşürdü ve artık bu kitapla Saramago serüvenimi kapattım.
Ölüm Bir Varmış Bir YokmuşJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202015,4bin okunma
·1 alıntı·
141 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.