·400 syf.··Beğendi
···Okunma: 09 Mart 2025 15:05 TOPRAK ALTINA GİREN VE ÖLÜMDEN ÖNCE ÖLENLERLE BERABER?
Ah Nazancığım, Vah Nazancığım! O saf, temiz, kötülük nedir bilmeyen kalbin bunca acıya nasıl dayanabildi?
Bir kadını kocasının sevmemesine, benimseyememesine rağmen, kadının eşini hep iyi anması saflığın hangi derecesidir?
Kaynanası tarafından sürekli sünepe, dilenci gibi görülen bir kadının, kocası ve oğlunun yanındaki yeri nedir?
Yuvasını bozduğun bir kadına "geri döneceksin" diye umut vermek, hangi katran kalbin mahsulüdür?
Bir anneyi evladından ayırmak ölümün hangi çeşidine benzer?
Dul bir kadının oğlundan yadigar yüzüğü sattırmaya çalışmak hangi kitapta yer eder?
Bir kadının üzerine iki kişinin çullanması onu "kötü kadın" mı yapar?
Hapiste her gün bir yerlerin şişmesi ve kanaması onun ölümünü hızlandırır mı?
"Senin annen kötü kadın" denilerek, okulda, sokakta alay edilen bir çocuğun yüreği acımaz mı?
Annesinin doldurmasına gelip karısını boşayan Mazhar Bey'in ölümüne üzülememek insanlıktan noksanlık mıdır?
Mazhar Bey'in Nazandan sonra evlendiği kadın, eşinin ölümünden sonra onu neden çabuk unutur?
"Bazen ölümler neden ölümden önce gelir?"
Ahın, bir garibin gözyaşının üzerine kurulan evlilik ancak böyle bitebilir ki zaten. Yuva yıkanın yuvası olur mu? Olmaz, olmamalı. Bir mesele daha var ki o hepsinden acı.. Öldükten sonra insanlar yeni yaşamlarına ne çabuk alışıyolar, ne çabuk unutuyorlar. Bir ömür beraber yaşarız, asla ayrılmayız denilirken, araya ölümün girmesiyle sevdiğin kişi çok geçmeden başkasının kollarına gidiyor. Ne acı. Ve yine olan her zamanki gibi masum, garip evlatlara oluyor... Sadece ona değil tabii ki.. Ah be Nazan'ım neler ettiler, neleri layık gördüler sana.. Yuvanı dağıttılar, namusunu lekelediler, hapiste çürütüp, seni ölü saydılar.
Nazan! Sana bir şey sormak istiyorum! Seni uçurumun kenarına iten sebeplerden en çok hangisi canını acıttı? Hepsi değil mi? Evet, öyledir. En çok evladından ayrı kalmak belki de..
Böyle şeylerin olmasını hiç kimseler istemezdi.. Ama böyle şeyler hep olurdu..
Yaşadıklarını hiçbir kimsenin yaşamaması umuduyla Nazan.. Umutların çoğunun hayal kırıklığına vardığını bilerekten..
Derin bir acıyla... Elveda Nazan..