·259 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Ocak 2018 18:32 Eylül yahut Ekim civarında görmüştüm bu kitabı, babamın kitaplarının arasından resmen bana sırıtıyordu. Tabi bende de tuhaf bir okuma isteği oluştu ve rica ederek kitabı kendi kitaplığıma koydum. Sonrasında Konya'ya geldim, kitabı da getirdim ama aylarca kitaplığımda öyle sessizce durdu. Bugün ise yeni bir kitap okuma isteğiyle kitaplığıma göz atarken birden bu kitabı okumam gerekiyor dedim. Adını hiç duymadığım, kitaplarını hiç okumadığım yazarın kitabını aldım elime okumaya başladım.
Bende tuhaf bir alışkanlık vardır elime bir kitabı aldığım zaman Dünyadan uzaklaşırım. Ama bu kitap sağ olsun dakika başı Dünya değiştirdim :D
Normalde bir kitapta 4-5 alıntı yaparım o da başka sayfalarda olur.
Bu kitapta ise ilk defa aynı sayfadan 3-4 alıntı yaptığım bile oldu.
Neyse kitabı anlatıyım çok uzatmadan.
Babalar ve Oğullar, isminden birazcık ipucu veriliyor. Kuşak çatışmaları ve zıtlıklar değil de farklılıklar...
Her dönemde yahut her insanda olmuştur. Anneniz Babanız size farklı gelir, düşünceleriniz yaşantılarınız, hisleriniz farklıdır. İşte Turgenyev bu hissi mükemmel anlatıyor. Üniversiteden yeni mezun olan iki gencin aileleri ile yaşadıkları fikir ayrılıkları göz önüne seriliyor. Ardından Rusya'nın toplum düzeni de inceden betimleniyor. Bir yanda aydın kesim diğer yanda köylüler...
Baştan söyleyeyim ana karakteri hiç sevmedim. Sinir oldum resmen. Bir insan nasıl şiiri sevmez ya!
Her neyse bu güzel kitabı okurken arka planda Chopin çalıyordu ve Chopin bana hep hüzünlü gelir. Bu yüzden kitabı okurken sanki film izliyormuşum gibi geldi ve sonlara doğru çok derinleşen hikaye ile kendimi hüzün dalgalarının arasında buldum.
Son olarak anlayacağınız gibi 1 günde bitirdim, kısa olduğundan değil sürükleyici olduğundan. Bu yüzden de herkes okumalı bu kitabı :)
Herkese iyi okumalar dilerim :)