Puan vermedi·192 syf.····Okunma: 09 Mart 2025 20:02 Bu kitabı daha önce de okuldan istendiğinde okumuştum ve bu sefer de okuldan istendi ama unuttuğumu fark ettim ve bir daha okumaya karar verdim. Bu kitabı çok da sevdiğimi söyleyemeyeceğim çünkü ben hayatın kötü veya dramatik yanlarını anlatan kitapları olumaktan çok hoşlanmıyorum. Bu durumlarla her gün yeterince gerek haberlerde gerek sosyal medyada karşılaşıyoruz ve ben daha çok kendimi bulabildiğim veya sadece eğlenebildiğim kitapları okumayı tercih ediyorum.
Zaten çoğunuz biliyorsunuzdur ama bu kitaptan konuşma sınavı olacağım için hazırlık olması açısından da biraz kitabın konusundan bahsedeyim:
Kitabın yazarı olan Christy Brown burada kendini, çocukluğundan yetişkinliğine kadar yaşamını anlatmış. Christy beyin felcine sahip olarak doğan bir bireydir. Kendi başına oturamaz, yürüyemez, yemek yiyemez ve hatta ellerini kullanamaz. Ancak bir gün yerde bulduğu sarı bir tebeşirle yere "A" harfini yazmayı başarır hem de sol ayağıyla! Bu durum ona ve tüm ailesine bir umut olmuştur. Bundan sonra en yakını, annesi ona tek tek tüm harfleri ve onları yazmayı öğretir. Ona kitaplar okur ve elinden geldiğince her konuda ona destek olur. Bir Noel'de kardeşinin hediyesi sulu boya setini görmesiyle hayatına yeni bir uğraş girer. Bundan sonra sadece yazmakla değil, çizerek de kendini anlatmaya başlar. Artık tüm gün resim çiziyordur. Hayatı bu şekilde devam eden Christy bir süre sonra artık kendi engelinin de farkına oldukça varır ve içine kapanır. Hayatın artık onun için bir anlamı kalmamıştır. O da diğerleri gibi yürümek, arkadaş edinmek, kızlarla konuşmak istiyordur. Tam da bu sırada başka bir ülkeye kendisi gibi hastalarla bir geziye gider. Burada dualar eder, ve Tanrı'dan yardım ister. Hayata inancı artmıştır ve onun için hayat daha yaşanılabilir bir hale gelmiştir. Büyüleyici birkaç günün ardından eve geri dönmesi gerekir. Ama oradaki günlerinin etkisi azaldıkça eski yaşamına döner. Yine her şey sıkıcı ve umutsuzdur. Derken bu hastalık için bir tedavi geliştirildiğinin haberi gelir ve zaman kaybetmeden tedaviye başlanır. Aradığı kurtuluşun bu olduğunu düşünür Christy. Bu şekilde fizik tedavi görür. Ancak artık en büyük yardımcısı ve arkadaşı olan sol ayağını kullanamayacaktır. Bu onu derinden etkiler ama iyileşmek için her şeyi yapmaya hazırdır. Uzun bir süre tedavi görmeye devam eder. Bu sırada kendi hayatını, biyografisini yazmak ister. Aklında kelimeler hazırdır ama yazmak için sol ayağını kullanamaz ve başka bir şekilde de kendi kendine yazamaz bu yüzden kardeşine yazdırır. Böylece kendi söyler kardeşi de yazar ama bir süre sonra dayanamaz ve sol ayağına geri döner. Yazdıkça yazar ve orada kendini bulur. Tekrardan yazabilmek onu çok iyi hissettirir. Aynı zamanda yazmak için de doktorundan yazarlık üzerine eğitim alıyordur. Günler geçtikçe çok daha iyi yazılar yazmaya başlar ve bir gün bir program ile gelir doktoru. İlk başta çokça kişi tarafından sevilen birinin konseri olacak sonrasında da beyin felci üzerine bir konuşma yapılacaktır. Doktor bu konuşmayı yapmak yerine Christy'nin biyografisinin ilk kısmını okumak ister. Bu konuşma yapılır ve herkes çok etkilenir.
Yani kitap kısaca bu şekilde.