Italo Calvino ile ilk tanışmam " Zor Sevdalar " adlı öykü kitabıyla oldu ama bu kitapla mı başlamalıydım, emin değilim. Öykü türü, bir yazarın kalemine alışmak için iyi bir seçenek olabilir ama bende ekstra bir haz uyandırmadı.
Sanırım bunun en büyük sebebi, aşırı detaylı betimlemelerdi. Italo Calvino , detayların da detayını veriyor ve bu bir noktadan sonra beni yordu. Olay örgüsünden çok atmosferin ve karakterlerin iç dünyaları öne çıkıyor ama betimlemelerle iyice ağırlaşan anlatım, okuma sürecimi uzattı. Normalde bir kitabı haftalarca süründürmem ama burada araya başka kitaplar koyarak devam ettim.
Tam "Tamam, akıcı hale geldi" dediğim noktada 1-2 güzel öykü yakaladım. Küçük hayatların masumiyetini etkileyici bir şekilde yansıtan bu öyküler, kitaba karşı ilgimi biraz canlandırdı ama yine de bütün olarak düşündüğümde baştaki ve sondaki öyküler beni tatmin etmedi. Aslında burada, çeşitli insanların hayatlarından küçük kesitler sunuluyor. Fakat betimlemeler yüzünden o hayatlara tam anlamıyla dalmak zorlaşıyor.
Calvino'ya karşı bir önyargı oluşturmak istemem çünkü elimde okumayı düşündüğüm başka bir kitabı daha var. Umarım o, beni daha çok içine çeker ama açıkçası hemen okumayı planlamıyorum.