BÜYÜK YALNIZLIK-kitap yorumu
10/10
·528 syf.··
2025 12. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2025 21:57
Kristin Hannah çok geç tanıştığım ve henüz bu eserle birlikte 2 eserini okumama rağmen beni büyüleyen bir yazar. Kısa süre önce Kış Bahçesi eserini okumuş ve sonlara doğru ağlamaktan ölmüştüm , beni çok etkilemişti işlenen konu ve yazarın aktarımı. Bu esere de büyük bir beklentiyle başladım bu nedenle ve beklentilerimi karşıladı tam anlamıyla. Konusundan kısaca bahsedersem; Leni'nin babası esir düştüğü vietnam savaşından korkunç bir yıkım halinde döner. Eski karakterinden eser kalmamış, karanlık tarafı ortaya çıkmış, karısına ve kızına kötü davranan , döven, agresif bir adama dönüşmüştür. Babası savaştaki yakın arkadaşı tarafından ona bırakılan Alaska'daki bir kulübenin haberiyle yeni bir başlangıç yapmak adına ve aileye iyi geleceğine inanarak taşınmaya karar verir ve Leni ile annesi de babasının bu kararını sessizce kabullenirler. Hiçliğin , soğuğun, yalnızlığın ortasında bulurlar bir anda kendilerini. Hayatları tamamen değişir. Şehir hayatı yaşayan Leni bir anda hayatta kalmak için avlanan, soğuktan ve açlıktan korunmak için savaş veren bir kıza dönüşür. İşler Alaska'ya taşındıklarına düzeleceğine daha da korkunç bir hal alır çünkü Alaska babasının içindeki canavarı günden güne daha çok ortaya çıkarmaya başlar. Babası artık annesini deli gibi kıskanan (bay Walker'dan) , kızını ve karısını eve kapatan, içki içip şiddet uygulayan kontrol edilemeyen birine dönüşmüştür. Kitap boyunca Leni'nin Alaska'ya taşınmalarıyla erdiği yaşam mücadelesini, ilk aşkını bu hiçlikte buluşunu, anne ve kızın her şeye rağmen sarsılmaz bağını okuyoruz. Öncelikle yazardan başlamak istiyorum. Çok akıcı bir dille yazılmış, insanın içine işleyen, sıcacık betimlemeler ve aktarımlarla dolu, sayfaları nasıl çevirdiğimi anlamadığım bir eserdi. Yazara hayran kaldım. Aktarımı mükemmel, yazdığı konu ve duyguları yansıtışı harikaydı. Konusu o kadar güzeldi ki anlatamam. Evet, çok fazla dramdı ve Leni'nin 13 yaşından beri yaşadığı o tüm dramları okurken her daha ne olabilir dediğimde karşıma daha kötü bir olay çıktı ama yine de bu beni boğan bir dramdan çok sonucu görme isteğiyle ve mutlu bitme umuduyla sayfaları çevirmeme neden oldu. Çok merak ettim sonunu ve çok dersler çıkardım kitaptan. Dram diyip okumaktan kaçmayın derim çünkü bu dram sizi boğmuyor kesinlikle. Son sayfalarda her ne kadar gözyaşı döksem de bunu söyleyebilirim. Beni çok ama çok etkiledi. İçim sızladı çoğu yerde en sonunda zaten dayanamadım ve ağladım. En çok etkileyen noktalar sanırım Leni ve annesinin ilişkisiydi. Anne-kız dostluğu, sırdaşlığı, gücünü öyle bir aktarmış ki yazar.. için sıcacık oldu ve çok ağladım sonunda. Gidip anneme sarılmak istedim sımsıkı. Her ne kadar annesine çok kızsam da (kocasının yaptıklarına rağmen her şeye göz yumması ve kızının hayatını da kendisiyle birlikte çıkmaza sokması, yardımları reddetmesi, kocasına hala aşık olması tüm yaptıklarına rağmen beni çok sinirlendirdi.) özellikle son kısımdaki anne kız diyalogları, birbirlerine olan sevgilerini yansıtışları çok ağlattı beni. İkisi de birbiri için çok şeyden fedakarlık etti. Özellikle Leni. Küçük bir kız olmasına rağmen çoğu yerde annesinden mantıklı davranan taraf oldu eser boyu. En sonunda bu iki kadının ayaklarının üzerinde durum hayatlarını kurtarmaları çok güzeldi. Leni karakteri hakkında çok fazla şey söylemek istiyorum ama yazmaya satırlar yetmez. O kadar güçlü, akıllı , iyi kalpli bir kızdı ki bayıldım. Yaşadıkları çok ağır şeyler olmasına rağmen her seferinde sakinliğini koruması, ailesine bağlı kalması, annesini koruması çok etkiledi beni. Babasını savaş sonrası karanlık haliyle tanımış, annesini döven bu adamın dengesiz ruh hallerine alışmış, yıllarca farklı bölgelere babasının isteğiyle sürüklenmiş, asla kimliğini bulamamış , annesinin onca yaşadıklarına rağmen babasına aşık olmasını izlemiş ve aşkı bu yüzden çok yanlış tanımış bir küçük kız. Alaska'da hayatta kalma çabaları, kolay uyum sağlayışı ve daha sonrasında Alaska'yla kurduğu bağ çok güzeldi. Kendini orada keşfetti aslında. Bu nedenle Alaska gerçek Leni'yi yarattı eserde diyebiliriz. Leni ve Mathew sahneleri de beni çok duygulandırdı sonlara doğru. Mathew ile hiçliğin ortasındaki Alaska'da tanışıp aşık olmaları çok romantik ve tatlıydı. Mathew'a da hayran kaldım. Leni'yi her şeyden korumak istemesi, her zaman yanında olması, uzak mesafeye gitmesine rağmen onu hiç bırakmayışı ve bekleyişi, onun için hayatından vazgeçmesi ve sonu... bu kısımlarda da çok ağladım çünkü beklediğim bir olay değildi Mathew'un başına geleneler. Eserin en üzücü yerleriydi bence bu ikilinin yaşadığı korkunç dram. Leni'nin yerinde olsam kendimi asla affedemezdim sanırım. Çok ama çok korkunçtu. Sonu her ne kadar kalbimi sıcacık yaparak bitse de o eski Mathew'u görememek beni çok üzdü kitabın sonunda. Sevdiği kız uğruna zihinsel engelli olan bir çocuk , onun bebeğini taşıyan yapayalnız yaralı bir kız hakkında ne kadar mutlu bir son yazılabilirse o kadar mutlu bitti sonları.. Leni'nin babası hakkında düşüncelerim çok gelgitli. Annesi her zaman eskiden böyle olmadığını söyleyerek Leni ve kendini avutuyordu eser boyu ama bu yanlıştı. Evet adam hep böyle değilmiş ve savaş psikolojisini bozmuş ama yaptıklarını telafi edemez bu durum kesinlikle. Çok dengesiz bir karakterdi. Alaska'ya taşınmalarıyla dengesizliği son buldu ve tamamen karanlık tarafa geçti karakteri. Bir insan nasıl kızına ve karısına bunları yapabilir aklım almıyor. Manipülatif bir karakterdi. Leni'nin annesinin kocasına olan bağımlılığı ise kesinlikle aşk değil bağımlılıktı. Kendisini döven ve kötü davranan bu adam olan bağımlılık, saplantı.. Leni bunun aşk olup olmadığını sorgularken buluyor eser boyu kendisini, Mathew ile tanışana kadar. Çok acıklı gerçekten. Evet, babasına da üzüldüm çünkü böyle olsun istemezdi belki ama keşke tedavi görseydi. Babası böyle korkunç bir sonu haketti mi bilemiyorum ama çok korkunçtu yaşanan şeyler gerçekten.. Eser boyu hoşuma giden bir diğer şey ise kadınlar hakkında yazılan şeylerdi. Kadın gücü, kadın hakları , kanunların kadının yanında olmaması hakkında çokça gönderme yapılmıştı. Ne yazık ki kadınlara adaletsiz davranan bir dünyada yaşadığımız için bu göndermeler çok hoşuma gitti. Eserde benim için kadın gücünü yansıtan karakter İri Marge oldu kesinlikle. Yazar sırf bunun için böyle bir karakter yaratmış gibi geldi. Çok hoşuma gitti anaç, doğrucu tavırları ve güçlü karakteri. Kesinlikle çok ama çok beğendiğim bir eser oldu. Okuyun ve okutturun. Alaska'nın o karanlık , soğuk tarafına götürecek sizi ve buna rağmen içinizi sıcacık yapacak bir eser.
İnceleme
Büyük YalnızlıkKristin Hannah · Pegasus Yayınları · 2019929 okunma
·
287 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kitap uzunluğunda yazılmış kitap yorumu için teşekkürler.
Nil Yelen
Gönderi Sahibi
Umarım beğenmişsinizdir yorumu, ben teşekkür ederim Maraşlı Celal bey. 😊Kitapla kalın🙏🏻✨