Sizlere papatyalarla süslenmiş acılarımı emanet ettim
10/10
·306 syf.··
Beğendi
·
2025 27. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2025 01:56
Şimdiye kadar birçok kitabın incelemesini yaptım ve bu sefer kendi kitabımın incelemesini sizler için yazmak istedim. Çünkü incelemelerdir bir kitabı meraklı kılıp, okuma isteği uyandıran. Her zaman dediğim gibi önce şair sonra şiir. Şiiri anlamak şairini tanıyıp, bilmekten geçer. O nedenle biraz kendimden bahsetmek isterim. Hayatta herkesin bir imtihanı vardır. İmtihansız kul olmaz. Adı da doğar doğmaz kimliğine Çilem yazılınca, o insanın derdi, çilesi, hüznü biter mi? Benim ruhumda taa çocukluğumda kırıldı. Babam, hep oğlan çocuk özlemi çekermiş, ben ve diğer kız kardeşim doğduğumuzda bizi hiç sevmemiş. Küçükken dışarı çıkmamız, oynamamız yasaktı. Oyunlarım olmadı mesela, hayatı hep cam kenarından seyrettim. O zamanlarda dahi okumayı çok sever, onlara sarılırdım. Babam, okumayı severdi. Evde büyük bir kitaplığı vardı çocukluğumdan ve o kabus dolu evden ayrılana kadar babamın bütün kitaplığını okumuştum. Babam, öfkeli, sert adamdı, dediğim dedikti, bize karşı katı kuralları vardı. Annemse babamın evinde liseyi bitirdi ve biz ilkokul bire başladığımızda çalışmaya başladı, ne evimizle ne de bizimle ilgilendi. Bütün hayatı kariyer yapmak, çalışmaktı. Kardeşim ve ben ebeveynlerimizin İlgi ve şefkati ile büyümedik. Bizleri büyüten acılarımızdı. Daha küçük yaşlarda, ilkokula giderken ayağımın altına tabure koyup, bulaşıkları yıkardım. Annem çalışmaya başlayınca evde ne temizlik, ne yemek yapardı. Babamsa titizdi, ufacık bir kire, toza katlanamaz, her şeye bağırır, çağırırdı. Küçük yaşlarda kardeşim ve benim üzerimize birçok sorumluluk yüklenmişti. Babam, annem eve geç saatlerde geldiğinde çok sinirli olurdu. İçki masasını kurar, annemi o içki masalarında beklerdi. Annem eve gelene kadar bizim sudan sebeplerle yemediğimiz, dayak hakaret kalmazdı. Kabus dolu bir geceden sonra ben lise sona giderken annem ve babam boşandılar. Boşanmalarından sonra kardeşim ve ben aralarında oynadıkları bir futbol topuna dönüştük. Önce annemde kaldık. Annem, babamdan hiçbir şey almadı, birkaç ay boyunca kuru yerlerde yattık, aç kaldık, eşyasız bir evde yaşadık. Annem bir tekstil dükkanı açtı, sabahlara kadar orada çalıştık. Babamın gelip, mahalleyi kışkırtması ile iftiralara uğradık ve sonra dükkanı kapatıp, başka bir eve taşındık. Orada da birkaç ay yaşayınca annem babamla tekrar barıştı. Yeniden baba evine döndük ama çok kalmadık, bir ay sonra tekrar ayrıldılar. Bu sefer annem, kardeşimi babama bırakıp, beni yanına aldı. Kardeşimle ayrılmak zorunda kaldım. Aylar sonra kardeşimi de yanımıza aldık. Orada yine çalıştık. Ben liseyi bitirdikten sonra hep çalıştım. Çok ağır işlerde bile çalıştığım oldu. Neyse aylar geçti ve bir sabah kapıda babamı gördük. Toplanın gidiyoruz dedi. Bizi alıp başladığımız yere getirdi. Annem bizi haberimiz bile olmadan babama atmıştı. Altı ay boyunca babamda kabus gibi günler yaşadık. Anneme altı ay boyunca ulaşamadık. Babam başka bir kadın bulmuştu, onun kışkırtmaları ile bizi çok dövdü, üzerimize kapıyı kitleyip, işe giderdi. Çok acı çektik, bize yapmadığı işkenceyi bırakmadı. Kardeşimle kurtulmak için iki kez intiharı denedik, olmadı. Sonra bir yol bulup evden kaçtık, kız arkadaşımın evine sığındık. Kimse gelip bizi aramadı, sormadı. Bizi gözden çıkarmışlardı. Paramparça bir ailenin arta kalanlarıydık. Şimdiki eşim, bizi oradan alıp anneme bıraktı. Bir ay sonra kızınla evleneceğim, o zamana kadar idare et. Küçük kızının da yanında ol dedi. Bir ay sonra ne olduğunu bile anlamadan evlendim. Ailemden kurtulmak istedim, bir kaçış yoluydu o zamanlar benim için evlilik. Çok kalabalık bir aileye gelin gittim. Orada da çok ağır şeyler yaşadım, tüm yaşadıklarımın birikimi ile uzun bir süre (3 yıl) şiddetli bir depresyon geçirdim. Onun etkisi ile tekrar intihara kalkıştım, sonradan tedavi gördüm. Ondan sonra eşimin gözünde kıymetli oldum. Şimdi mutluyum, iyiyim bazı melankolik zamanlarımda; ruh halim, beni keder kuyusunun içinde sallandırıp durmaya devam etse de eskiye nazaran daha iyi ve huzurlu olduğumu söyleyebilirim ama bu evreye hiç kolay gelmediğimi de söylemeliyim. İşte bu kötü zamanları atlattıktan sonra çok okumanın da verdiği bir etkiyle yazmaya başladım. Yazmak beni iyileştirdi. Acılarımı paylaşmak ruhumu sakinleştirdi. Şiir benim tek sığınağım, tek yoldaşım oldu. Şiir, bana çok şey öğretti. Bitti, dediğim yerde umudu öğretti. Mutsuzum, dediğim yerde "yalnız değilsin" dedi. Öldüm, dediğim yerde "bak bu şairler neler çekmiş ama yaşamışlar" dedi. Yalnızım, dediğim yerde şiir dostum oldu, tüm samimiyeti ve sıcaklığı ile sarıp, sarmaladı. Yazmaya önce kitap incelemelerim, sonra şiirle başladım. Ve tüm ızdıraplarımı şiire emanet ettim. Kitabımın adından bahsetmek istiyorum. “Yüreğime papatyalar ektim” yüreklerimizin papatyalarla bezenmesini, yeniden yeşerip, bizlere can vermesini ne çok isteriz değil mi? Papatyalar baharın müjdecisidir. Kışın ardından bahar gelir ve o muhteşem güzellikteki papatyaların açma vakti gelir. Ben de yaşadığım acı kışları yazarak bahara çevirmek istedim ve bunu şiirlerimle dile getirmeye çalıştım. Aslında yazmanın bana ne kadar iyi geldiğini farkettim ve böylece kendim de bahara büründüm. Herkesin içi çiçeklenmeye, yüreğimiz papatyalar gibi yeşermeye muhtaç, ben bunu yazarak başardım. Diliyorum şiirlerim sizlerin de yüreklerinize bir nebze olsun iyi gelir ve içinizde papatyalar yeşertir. Benim kalemim acılarımla can buldu. Bu satırlardan sonra kalemimin gücünü keşfettim. "Biz acıyla hemhal olmuşuz derttaş Kalemimizin can bulması bundandır." Ve babam, en büyük yaram, ruhumun en güçlü dinmeyen sızısı. Evlendi, bir oğlu oldu, bizi terk etti. Yıllar oldu görmedim, onu çok özledim. Her şairin şiirlerinin bir öznesi vardır. Benim şiirlerimin öznesi ise hep babamdır. Sanırsınız ki bu şiirler bir sevgiliye yazılmış, benim tek sevgilim babamdır. İmkansızımdır, hasretimdir, beklediğimdir, özlediğimdir, gözyaşımdır, acımdır, hüznümdür, çaresizliğimdir. Bütün duygularımın birikimidir babam. Yaralarım şiirle buluşur onu düşünürken, olmazlarım şir olur, düşer kağıda ve sızlarlar oracıkta bu kapanmaz açlıkla.. Sizlere papatyalarla süslenmiş acılarımı emanet ettim. İyi bakın onlara olur mu? Şiirle kalın.
Şiir
Yüreğime Papatyalar EktimÇilem Öztürk Karatepe · Lora Yayıncılık · 202415 okunma
··
2.923 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Canımsın 🥺
Çilem
Gönderi Sahibi
Songül Mete akıp gitmesi, artık beni ve kalemimi tanıyor oluşundan kaynaklı gülüm niye yanlış anlayayım. Hiç önemli değil, incelemeler burada kayıtlı zaten dilediğin zaman okursun canım benim 🤗 bir de söylemeden edemeyeceğim nasıl seviyorum seni bir bilsen canım, kanım, evlatlarım gibisin sanki çok kıymetlisin gözümde hiç unutma bunu hayırlı geceler gülüm 🌹
Daha nice kitap'lara diyorum.Yüreğin de papatyalar hiç solmasın🌼🌼🌼💙
Çilem
Gönderi Sahibi
Amin canım benim cümlemizin inşallah 🤗🌼❤️