Doktor Jivago'yu sanırım yıllar önce Altın Kitaplar'dan okumuştum.Şu an okuduğum 600 sayfalık Yapı Kredi Yayınları'ndaki Doktor Jivago'dan çok daha kısaydı, diye düşünüyorum.
Boris Pasternak, ilk ve tek romanı, Doktor Jivago'yu 1945-1955 yılları arasında yazar. Pasternak, şiirleriyle ünlüdür o güne kadar.
Yazmaya başladığı kâğıtlar, 1937 yılında idam edilen Gürcü şair Titsian Tabidze'ye ait filigranlı kâğıtlardır.Şairin ölümünden sonra şairin eşi Nina tarafından hediye edilir, bu kâğıtlar Pasternak'a.
Pasternak romanın adını ilk başta "Oğlanlar ve Kızlar" olarak belirler.
Dört bölümü tamamladıktan sonra, romanın adının Doktor Jivago olmasına karar verir.Jivago sözcüğü bir Ortodoks duasından alınmıştır.
Boris Pasternak, düzenlediği edebiyat gecelerinde Doktor Jivago'dan bölümler okur.
Ünlü edebiyat dergisi Novy Mir, bu geceleri, " devrim karşıtı bir romanın yeraltında devam eden okuma faaliyetleri " olarak nitelendirirken, gizli polis de Pasternak'ı takibe başlamıştır.
Romanın daha yazım aşamasında, rejim tarafından kara listeye alınır, Pasternak.
Novy Mir Pasternak'ın bazı şiirlerini geri çevirir, tamamladığı çevirinin yayımı da askıya alınır.
Doktor Jivago, tamamlandığında , "Novy Mir"in yayın kurulu tarafından reddedilir.Gerekçesi ise kendisine şöyle bildirilir, " Romanınızın ruhu sosyalist devrimin kabul edilmemesi yönündedir.Romanınızın genel havası da Ekim Devrimi'nin İç Savaş'ın ve bunların beraberinde getirdiği toplumsal dönüşümlerin insanlara acıdan başka bir şey vermediğini ve Rus entelijansiyasını fiziksel olarak ya da ahlaken yok ettiğini söylemektedir."
Doktor Jivago'nun Sovyetler Birliği'nde yayımlanma ihtimali yoktur.Boris Pasternak sıkı bir gözetim ve baskı altına alınır.
15 Kasım 1957 yılında Doktor Jivago, İtalya'da yayımlanır.
Doktor Jivago'nun Rusça elyazması Washington'daki CIA genel merkezine ulaştırılır.Kitabın nüshasını servis eden ise Britanya istihbarıtıdır.
Soğuk Savaş döneminde bir edebiyat eserine yüklenen anlamı görmek açısından ilginç bir durum.
Doktor Jivago, " Stalin'in ölümünden beri bir Sovyet yazarı tarafından kaleme alınmış en aykırı edebiyat yapıtı" olarak tarif edilir.
Âdeta CIA, Doktor Jivago'nun gizli yayıncısı olarak faaliyette bulunur.
1958 yılında Boris Pasternak, Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi olur.Ancak ödülü reddetmesi istenir, ödülünü almak için yurt dışına çıkmasına izin verilmez, Sovyet Yazarlar Birliği'nden oy birliğiyle çıkarılır.
Baskılar sonucunda Pasternak, ödülü reddeder.Doktor Jivago ise tüm dünyada ilgiyle okunur.
Doktor Jivago'da Larisa karakterine ilham olan Pasternak'ın sevgilisi Olga İvinskaya da büyük bedeller öder.
Pasternak'ın ölümünden 4 yıl sonra, 1964 yılında Sovyet lideri Kruşçev romanı okur, " Keşke yasaklamamış olsaydık, demek ki, bizzat benim okumam gerekiyormuş.İçinde tek bir Sovyet karşıtı unsur yok." der.
1989 yılında Boris Pasternak'ın çocuğu Yevgeni Pasternak bir törenle ödülü alır.
Doktor Jivago, büyük bir bütçe ile sinemaya da aktarılır.
Doktor Jivago'nun olay örgüsü geniş bir zamana yayılır. Birinci Dünya Savaşı öncesi dinamikleri, Birinci Dünya Savaşı'nı, 1917 Devrimi'ni, İkinci Dünya Savaşı'nı yaşarız roman kahramanlarıyla. Yaşadıkları değişimleri, devrime olan inançlarının günden güne azalmasını, kendilerine ve ülkelerine yabancılaşmalarını gözlemleriz.
Bu nedenle sakıncalı bulunmuş olmalı roman.
Pasternak, Rus aydınının bir nevi çöküşü olan bu durumu büyük büyük laflarla ifade etmez.Biz kahramanların yaşadıkları kırılma noktalarını olaylar içinde yakalarken fark ederiz.
Gromiko ailesinin başına gelenler soyluların akıbeti hakkında bir şeyler söylerken, Pavel Antipov'un rejimdeki iç çatışmalar yüzünden seçtiği son da devrime inancını kaybeden aydının somut örneği.
Doktor Jivago ve Lara'nın aşkı kategorize edilemeyecek bir aşk.
Her ikisinin de eşlerine olan bağlılıkları bu aşkı yaşamalarına engel değil.
Nabokov'un , "Sıkıcı, beylik bir şey.Bu çöp gibi, melodramatik, sahte ve kısır kitabı yok etmekten büyük keyif alırdım." Doktor Jivago yorumuna katılmıyorum.
Doktor Jivago'yu çok sevdim.
Peter Finn, Petra Couvée ikilisinin yazdığı Jivago Vakası'nı da öneririm.