Puan vermedi·325 syf.····Okunma: 06 Mayıs 2020 15:39 Zekanın normalden daha düşük bir seviyede olması mı yoksa normalden daha yüksek bir seviyede olması mı daha iyidir? Birçoğumuz normalden daha düşük bir seviyede olmasındansa daha yüksek bir seviyede olması daha iyidir deriz, değil mi? Peki bu cevabı, bu kitabı okuduktan sonra da verebilir misiniz?
Charlie çok düşük bir IQ seviyesi (70) ile doğan 32 yaşında birisidir. Bir fırında çalışır. Yerleri süpürür, tuvaletleri temizler ve düşük bir ücret alır. Annesi, oğlunun diğer ‘normal’ çocuklar gibi olmadığı için utanç içindedir. Babası, doktorlara, hastanelere, hocalara para harcamaktan bıkmıştır. Kız kardeşi ise ilginin çoğu ağabeyinin üzerinde olduğundan ona karşı kıskançlık ve nefretle doludur. Tüm bunların yanında Charlie’nin tek isteği ‘diğerleri’ gibi olabilmektir.
Doktor Strauss ve arkadaşları farelerin zeka seviyelerini arttırmaya yönelik deneyler yapmaktadırlar. Deneylerin başarıya doğru gitmesiyle bu deneyi Charlie’nin üzerinde denemek isterler. Böylelikle Charlie ameliyatla zeka seviyesi arttırılan ilk insan olacaktır. Özlemini duyduğu ‘diğer’ insanlar gibi ‘akıllı olabilecektir. Ancak unutulan bazı sorular vardır: Charlie yeni halinden memnun olacak mı? Zeka seviyesi ne kadar yüksek olursa o kadar çok mu sevilecek? Artık istediği ortamlara kabul edilecek mi?
Charlie’nin tüm yaşadıklarını onun ağzından okuyoruz. Farkındalık oluşturan, hiç böyle düşünmemiştim dedirten bir kitap. Etkilenmemek elde değil. Yorum sizin.
“Nasıl oluyor da, kolsuz ve bacaksız doğan insanlardan faydalanmayı akıllarından bile geçirmeyen
dürüst ve duyarlı kişiler, düşük bir zeka düzeyiyle doğanları istismar etmekte bir mahsur görmezler?”
(sayfa 210)