Derin Psikolojik İnceleme
1/10
·152 syf.··
2025 4. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2025 03:53
Nietzsche, psikoloji ile ilgilenen herkesin ilgi odağı olmuştur . Yaşantısı, yazdıkları ve akıl hastalığı birçok insanın ilgisini çekmiştir. Nietzsche'ye yapılabilecek en saf psikanaliz bence onun ilk kitabına gitmektir. Öncelikle temel kavramların Nietzsche'nin kafasında neler çağrıştırdığını anlamak gerekiyor. Dionysos= Kötümserlik,acı çekme,Melankoli,Pessimizm. Appollon= İyimserlik,haz,mutlu olma hali Kitabın en başı birçok filozoftan farklı olarak Nietzsche'nin düş yani rüya kavramını ortaya atışıyla başlıyor. Ve düşün yani rüyanın ne kadar önemli olduğuyla ilgili övgüler sıralanıyor. Bu birçok filozofa veya herhangi bir insana saçma gelebilecek bir övgü. Daha sonrasında düşün sanatın doğduğu yer olduğunu söylüyor. Ve aslında mantık zincirini düş => mitoloji(dionysos ve appollon) => ilk-bir yada ilk neden dediği şeye belkide tanrı yada töz kavramına dayandırıp düşün aslında tanrıya ve sanatın temeline bağlı birşey olduğu çıkarsaması geliyor. Düş => Mitoloji => Sanatın temeli => Tanrı Hemen akabinde düşün istencinin aslında Appolloncu bir şey olduğunu söylüyor. Ve Scohopenhaur tabiriyle daha doğrusu doğu mistisizmiyle bir maya yani ilüzyon olduğu aslında önemli olanın her şeyin başında olan Dionysosçu olan olduğuna getirmeye çalışıyor. Schopenhaur öğretilerinin çok etkisinde özellikle Schopenhaur Pesimistliğinin devam ettirme güdüsü yada Schopenhaur onun düşünceleri için büyük bir dayanak olmuş diyebiliriz. Schopenhaur ile ilgili tek ve en önemli eleştiri Schopenhaur'un istenç ve irade kavramına yönelik. Onda eksik olarak estetik ve sanat kavramını görüyor. Dionysosçu pesimistliğe de sanat ile ulaşılacağını düşünüyor. Bu tanımları kendi kafasında yarattıktan sonra mantıksızlık silsilesini bunları birbirine bağlarken görüyoruz. Appolloncu olan kötü çünkü tamamen hazza bağlı. Dionysosçu olan iyi çünkü acıyı ve kederi övüyor. Kitabın en temel öğesine gelirsek eğer Sanat aslında Dionysosçu olandır söylemi. Sonrasında başlıyor Tragedyanın aslında başlangıçta Dionysosçuydu ama sonra Appolocu olup bozulduğa. Satirik şiirin yada şiirin en iyisinin dionysosçu olduğa. Müziğin dionysosçu olanının en iyisi olduğuna. Schiller,Goethe,Beethoven,Wagner,Homeros un eserlerini hepsinin aslında dionysosçu olduğunu söylüyor. Ama hiçbirisinde bir bağlam veya mantık göremiyorsun. Nietzsche öyle dediği için öyleler gibi bir şey oluyor. Bu kitabı okumak için bahsettiği yazarların hiçbirisini okumaya gerek olmadığını düşünüyorum çünkü günün sonunda onlar aslında dionysosçu sanat yapıyor deyip geçicek Nietzsche. Bir durup düşününce çok extreme bir şey yapıyor aslında tüm sanat dallarını dionysosçu bir temelde birleştirmeye çalışıyor. Sanatla ilgili tek sağlam eser Aristonun Poetia kitabı. Kitap özet olarak sanat taklittir diyor. Nietzsche onada değinmiş şöyle diyor taklit aslında dionysosçu ve apolloncu olanın uyumu. Bu kafayı daha sonraki kitaplarında ilerletecek iyimser konuşan tüm filozofları eleyip kötümserleri öven bir tarafa evrilecek. Nietzsche'nin kitaptan direk alıntılarını tırnak ile yazdım. "en büyük sevinç = yakınmanın haykırışı" "çilecilik,maneviyat,ödev"./// "acı çekme bilgeliği" "en iyi şey senin için doğmamış olmak ,hiç olmak" "dikenli çalılarda güllerin açıvermesi" dionysosçu olanı övme "onlar için en kötü şey ölmek , ikincisi hemen ölmek" ölümü kötülüyenleri eleştiriyor "kendini yüceltmek,ölçüyü kaçırmak" //// "Sancıdan doğan sonsuz haz" "nefretin ve alayın çığlığı"/// "kızlarına duyduğu azgın sevgi ve aşağılama" "titanca ve barbarca olan zorunluluk" Bu betimlemeyi bayağı kullanıyor. Titanca ve barbarca. Nietzsche için nazilere ilham olmuş ama aslında naziler onu yanlış anladı diyorlar. Dor devletinin ne kadar acımasız ve gaddar yapısını dionysosçu olduğu için övüyor kitapta. Bence çokta yanlış anlamamışlar. "Tanrının nasıl acı çektiği ve kendini yücelttiği" Acı çekmenin tanrısal bir şey olduğunu betimliyor "Yok oluşu kendi üzerinde deneyimleme" // "Tanrıların batışı bir acı çekme" "Olympos tanrılarını sonsuz acı çekerek yok etme" "Köle neşesi simdiki zamana değer verir" Aşağılanmayı ve acıyı öyle cümlelerle övüyor ki betimleme ve edebiyat yeteneği çok üst seviye. Kendisine bulduğu günah keçiside Sokrates olarak karşımıza çıkıyor. Sokrates appolloncu ve yunanların çöküşü dionysosçuluktan çıktığı için Sokrates en suçlu insan oluyor burada. Sokrates en azından daha iyi bir felsefe yapıyor. Bu kitaba felsefe kitabı bile diyemeyiz hiçbir kanıtlama yok sadece itham var şu appoloncu şu dionysosçu diyor ve Tragedyanın ne kadar dionysosçu bir tasvir verdiğini övdükçe övüyor tüm kitap. / Bilim eleştirisi geliyor Nietzsche'den . Sokratesi bilimci olması yönünde eleştriyor. "iyimser bilgi" // "Apolloncu sanat plastik sanat" Bilimin tini mitolojiyi yok etti diyerek sokrates suçlamalarına devam ediyor ona göre Sokrates operayı bozmuş. İyimserlik operayı bozmuş daha doğrusu. Birçok insan Nietzsche felsefesi için işin sonunda bizi iyi bir sonuca götürüyor gibi konuşuyor. Katılmıyorum. Kitap en başta Hegel vari bir dionysosçu ve apppoloncu ikililik ve diyalektikle geliyor sanki işin sonunda iyimserlik var gibi gözüküyor. Ama kitap appoloncu olanı sürekli eleştiriyor iyimser olmayı. Sürekli acıyı övüyor alıntılarda görüleceği gibi. Kendisinin cümleleriyle appoloncu görünüş bir kurtulma değil bireyin parçalanıp ilk varlıkla bir olması. Yani acının hazzı aslında appoloncu olan. --------------------------------------------- Kendisinin yazdığı önsöze gelirsek eğer. Birçok kişinin aksine bu kitabı eleştirmiyor aslında. Övüyor kitabını. Daha doğrusu neyi eleştirdiği belli değil. Wagnerle daha sonrasında kavga ettiği için eleştiriyor gibi sadece. Bir yerde önsözde bir edebiyat ve betimleme eksikliği fark ettim. Oda bir anda Almanlara iyi konuşmaya başladı. Sanki kız kardeşi nazilere yaranmak için ufak oynamış gibi. Normalde kitapta Almanların mitolojiye sahip olmadığı için küçük görüyor. Önsözde çok güzel psikolojik analize açık cümleler var. "Güçlülüğün kötümserliği var mıdır?"// "Kötümserlik yıkılışı zayıf düşmüşlüğü mü içerir" "Ahlak Sokratesçiliği" /// "Bilimsellik kötümserlikten kaçar" "Bilimsellik sahtelik ve korkaklık" "Aşağılanma ve sonsuz hayır altında ezilme"/// "Sevgili kötümserim" "Hristiyanlık başından beridir yaşamdan tiksintiydi" "Kendisini dehşete karşı eğitin,romantik gibi sona erin .... Hristiyanca" Nietzsche bu bağlamda hristiyanlıktan kopmamış kendince bir Hristiyanlık yaratıp kendisini mesih ve deccal olarak görme kompleksine girmiş. Acıyı bu denli övmesi küçüklüğünden beridir olan migren acısı sebebiyle olmuş orası açık ama daha sonra bir fetish haline dönmüş aşağılanma ve acıyı övmeye evrilmiş. Üstüne birde bunu felsefe sanat ve dinle beraber desteklemeye başlamış gözüküyor. Kitabın başında felsefik olarak düşü bu denli övmesi saçmada olsa psikolojik olarak bilinçaltından bahsediyor çok ilginç aslında. Bilinçaltından bahsetsede aslında orada amacı dionysosçuluğu övmek. Kitabın geneline bakınca çok kötü bir felsefe kitabı mantık hatalarıyla dolu. Edebiyat betimlemeleriyle okuması zor dikkat gerektiriyor çok fazla sıçrıyor örneklerde ama kitabın %70i Tragedya övgüleri ve dionysosçu olanı övmekle geçiyor. Nietzsche'nin psikolojisini anlamada çok güzel doneler veren daha ilk kitabı olduğu için özellikle kendisini saklamayı çok iyi bilen birisi için temel kitap niteliğinde.
Felsefe
Tragedyanın DoğuşuFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,172 okunma
·
119 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.