Nietzsche, psikoloji ile ilgilenen herkesin ilgi odağı olmuştur . Yaşantısı, yazdıkları ve akıl hastalığı birçok insanın ilgisini çekmiştir. Nietzsche'ye yapılabilecek en saf psikanaliz bence
Cassrier'in unutulmuş bir filozof olduğunu düşünüyorum. Önsözde belirtildiği gibi neo-Kantçılığının tam anlamıyla Kant'ın izinden gitmemesi bunu gerektirmiş olabilir. Onun dışında Kantı çok iyi anlayıp analiz ettiğini söyleyebiliriz. Bu kitaptada aynı Kant gibi Rousseau ve Goethe konusundada bilgi birikiminin detaylı olduğunu görüyoruz.
Rousseau'nun toplum sözleşmesi kitabında Kant'tan esinlenmiş olabilir demiştim. Ama bu kitap bize gösteriyor ki Kant Roussodan etkilenmiş kesinlikle.
Yada temel fikirleri bir şekilde oluşmuş Rousso bunlara katkı sağlamış doğru yolda olduğunu düşündürmüş olabilir.
Özellikle Rousseau'nun yasa ve akılcılık üzerine yapıtları doğrultusunda.
Goethe ile Kantı bağdaştırma konusunda Cassrier biraz zorlamış gibi geldi.
Zaten kendiside çok birebir gittiklerini söylemiyor.
Hatta Kant ile Rousseu da bir değil.
Goethenin Kant okumaları olduğunu biliyoruz onlar açıklanmış.
Goethe hakkında güzel bilgiler vermiş.
Ama Kanttan Goethe tarafına pek bir bilgi yok.
Tam aslında filozoflar hakkında pekte bağlantı kuramayan ama bilgiler veren günümüz felsefe makalesi gıyabında bir kitap olmuş.
Tek farkı belkide daha derin bilgiler bulunabilirliği olması.