ZeytindağıFalih Rıfkı Atay
Öncelikle nereden başlamam gerektiği konusunda gerçekten kararsızım. İlk defa bu kadar etkileyici yakın tarih geçmişimize ışık tutan bir kitabı okuduğum için çok mutlu oldum. Fakat bu kadar geç okuduğum için gerçekten çok üzüldüm. Her satırında ayrı bir acı,her satırında canım memleketimin çocuklarının nasıl biçare şekilde ölüme yollandığını işlemiş yazarımız. Falih Rıfkı bu kitabında Osmanlı'nın çöküş dönemine ışık tutmuş açıkçası; tamamen günlüklere, gözlemlere, gezilere dayanan bir nevi hatırat şeklinde bir kitap bu. Türk ordusunun donanımdan yoksun, güncel gelişmeleri takip edemediği için alışkın olmadığı bir coğrafyada Afrika'nın çöllerinde nasıl İngilizlere karşı yokluk içerisinde mücadele ettiğini ve o toprakların nasıl birer birer elimizden çıktığını anlatmış. Gerçekten çok üzücü,çok içler acısı. Kitabın bir yerinde diyor ki yazar :biz o topraklarda hüküm sürüyorduk fakat biz onları Türkleştiremedik onlar bizi araplaştırdı. Bu gerçekten çok üzücü. İktidar olup muktedir olamamak.
Yine Cemal Paşa'nın yanında bulunduğu zamanları anlatıyor,bu da bize yanlış insanların aldığı yanlış kararların nasıl bir imparatorluğun çöküşüne hızla sürüklendiğini çok net bir şekilde gözler önüne seriyor.Özellikle "kanunu ben koyarım ben kaldırırım"," kanun yoktur ben koyarsam vardır" mantığıyla günü kurtarmak adına yapılan bir takım müdahalelerden bahsediyor. Bence milli eğitim tarafından bu kitap okullarda muhakkak okutulmalı. İnsan okurken ciğerinin yandığını gerçekten hissediyor. Geç okuduğum için çok üzgünüm ama okuduğum için çok mutluyum.
Okumak isteyen herkese de şiddetle tavsiye ediyorum.