Halife Abdülhamid tehlike oluşturacaklarını fark ettiği için yıllarca Şerif Hüseyin ve ailesini İstanbul'da tutmuştu. İttihatçılar ise ipleri ele geçirir geçirmez Şerif Hüseyin'i Mekke emiri olarak Arabistan'a gönderdiler.Böylece İngilizler de uzun zamandır bekledikleri fırsatı yakalamış oldu. İngilizlerin Mısır'daki Yüksek Komiserleri Sör Henry McMahon ile isyanın lideri Şerif Hüseyin arasındaki mektuplaşmalarda Osmanlı'ya İsyan etmelerinin karşılığında birtakım sözler verilip vaatlerde bulunulmuştu.
Suriye'nin de içinde bulunduğu bölgeyi işaret eden "Ortadoğu" kavramı, Osmanlı Devleti'nin yönettiği yerleri ifade etmek için İngilizler tarafından yaygınlaştırılmış bir kavramdır. Fransızlar ise bu bölgeye daha çok "yakındoğu" diyorlardı.Sömürgeci bir zihniyetin haritalar üzerinden kendini ifade biçim olan bu kavramsallaştırmalarda; Batı, dünyanın merkezi olarak kabul edilmiştir. Diğer bölgelerde Batı'ya göre konumlandırılmış ve isimler buna göre verilmiştir
Emevi Camii'nin avlusundan dışarı çıktığınızda sizi 1187'deki Hıttin Savaşı'nda haçlıları kılıçtan geçiren Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyubi karşılar. Şam 1920'de Fransızlar tarafından işgal edildiğinde yabancı askerlerin başındaki General Henry Joseph Gouraud'un;"Geri döndük ey Selahaddin, biz geldik! Haç sonunda Hilal'e galip geldi." diyerek sandukasını tekmelediği Sultan Selahattin Eyyubi işte burada yatmaktadır.