Puan vermedi·346 syf.····Okunma: 27 Mart 2025 01:40 Fransız deneysel psikolojisinin babası Ribot’un mağrur başa kristal taç edilip Henry Bergson ve Gazali’nin eli belinde işlemeli halı niyetine yere serildiği bu eserin akıcılığından ve üslubundan alacağınız keyfin kefiliyim. Determinizmin metafiziği işgalini okumak isteyenlere kılavuz niteliğinde yazılmış bir kitap. Dante’nin İbn-i Rüşd determinizmine kinlenip çileden çıktığı “İlahi Komedya” bir yana, determinizmi özümseten en iyi metinlerden birisi kanımca. İradeye uzanan yollar ışığında sebepsiz bir âlemin yokluğunu ve sezgisel bir bilginin psikolojideki yersizliğini eleştirerek okuyorsunuz. Eleştirerek diyorum çünkü bu keskin ve kılıç kuşanmış üslubu ne kadar zevkle okusam da sezginin varlığına fırsat tanımaktan vazgeçmiş değilim hâlâ…
İrade, tembellik, eğitim, öğrencilik, karakter kavramlarının irade terbiyesiyle, yani kişinin kendi benliği üzerindeki hakimiyetiyle güçleneceğini güncel olay ve kişilerden verilen örneklerle, “İşte! Tam olarak bu!” diyerek okuyorsunuz. Düşüncenin tek başına bir geçerliliğinin olmadığını, düşüncelerin; duyguların bize hâkim olmadan bizim onların üzerindeki hakimiyetimizle eyleme dönüşeceğini sayısız tekrarla anlıyorsunuz. Duyguyu merkeze alan ödül ve ceza mekanizmasının paslı çarklarının disiplin havuzunda yundurularak özümsetilmesini şart koşan bir üslubun öğrencisi oluyorsunuz.
Kitapta geçen şu satırı, iradeyi terbiye edecek motto olarak göstermek yanlış olmaz: “Gerekli kaslara akan ve alışkanlık olarak yapılan eylemlere dönüşen şey bizim yaşam gücümüzdür!” İsteklerimizin hakikat olabileceğine inanmadan yola revân olamayacağımız açık…
Dilerim ki bu kitabı eğitim camiasına gönülden emek veren öğretmen arkadaşlarım ve velilerim şevkle okur…