·320 syf.····Okunma: 13 Mart 2025 22:42 İnsan türünün en büyük keşfi olan 'bilmediğini bilmek' felsefenin temelini oluşturmuş olabilir. Bilmemek, sorgulamayı sorgulama ise berberinde cevabı olmayan soruları getirir. Felsefe cevap bulmayı değil sormayı sever ve verilen her cevabın da muhakkak bir soru ile karşılığı ya da bir karşı argümanı vardır. Çünkü bilim böyle ilerler, akıl ve bilim yanlısı bir görüşe sahipseniz eğer sizde bu taraftasınızdır ve kuşkusuz sorguluyorsunuzdur. Kitap Tanrı, siyaset, bilim, sanat, zihin konularını temele alarak ontolojik olarak argümanlarını ve karşı argümanlarını ortaya serer. Kaynakları ve alt yapısıyla beraber gayet de iyi yapar. Ama bir sonuca varacağımızı ya da tartışacağımızı sanmayın çünkü kitap bir konuya açıklık getirmek ya da aradığımız sorulara bir cevap vermek için yazılmamıştır zaten bu felsefeye de aykırıdır. Kitap sorgulamak ve düşündürmek için yazılmıştır. Bir farkındalık yaratmak, bir ışık yakmak amacı vardır. Bir bir yanan ışıklarla felsefenin yolunda yürümek de bizim payımıza düşen şey olacaktır.
En ilgi çekici konular görünüş-gerçeklik, bilim ve zihin konularıydı ama bunların da üstündeki ilk konu olan Tanrı tabii ki daha ilgi çekiciydi. Belki bu yüzden felsefeye giriş Tanrı ile başlamıştır. Bazı inançları temelinden sorgulamak düşünen bir insanın kendine yapabileceği en iyi şey olabilir. Kötü de olabilir huzurunuz kaçabilir, inançlarınız şekil değiştirebilir... Ama sorgulanmadan geçen bir ömür için de ne derler bilirsiniz:) Bu yüzden bizler biraz daha rahatsız yaşamayı seçenlerdeniz.