Polisiye kitap okurken hem olayları çözmeye çalışmak hem de içindeki bazı detayları gerçek yaşamla ilişkilendirmek hoşuma gidiyor. Kitabın başı ile bitirdiğim yer arasında geçen süreçte ortaya çıkan gerçeklerle güzergahın değişmesi hareketi daha da artırıyor.
Tam da bu noktada türü sevenleri memnun edecek bir içerikten bahsetmek istiyorum. Üstelik yer yer mizah da eşlik ediyor okuyucuya.
Kitap komiser Engin ‘in Antalya’daki bir olayı çözmeye gitmek için seçtiği otobüs yolculuğu ile başlıyor. Zorlu bir yolculuk oldu ki bunun da kendince nedenleri vardı tabi. Zihninde ise Serra’yı hatırlıyordu bazen. Dolayısıyla yazar, okuyucuyu geçmişe de götürerek bazı detayları birleştirmenizi sağlıyor.
Kendisini otobüs garında karşılayan otel sahibi kişiyle aralarında geçen diyaloglar gülümsetti. Rıfkı Bey ilginç biri.
Kitap ilerledikçe güzergaha dahil olan karakterler ve olaylar ile ne zaman kitabın sonuna geldim bilemedim. Antalya’da bir mağarada elli metre derinlikte bulunan otomobilin sırrını çözerken hem merak hem mizah eşlik ediyor size. İçerisinde de her duyguyu barındırıyor.