·288 syf.····Okunma: 15 Mart 2025 13:22 Kitap Öncesi Bir Sohbet
En başta Ezio de Auditore ile tanıdım Venedik'i. Sokaklarında gezip sağa sola atladım, görevler yaptım. Fakat yıllar geçtikçe Assassin's Creed 2'den çok, trailer'ı kaldı aklımda. Maskeli insanlar parti düzenliyor, bir yandan havai fişekler, sohbetler, danslar ve sıcak bir kültür. Şimdi de bu kitap...
Kitap İncelemesi
Kitapla alakalı gözüme ilk çarpan detay sayfaların tasarımı oldu. Venedik'teyken cafcaflı, Kilmore'dayken daha yalın bir tasarımı var. Bu detay başlı başına kitabı özel yapmaz elbette. Yine de böyle dokunuşların yazarın eserine verdiği değeri gösterdiğine inanıyorum.
Kitabın yazarıyla alakalı çok hoşuma giden bir detay daha var. Okuyucuya bilgileri seçerek veriyor, bunu anlıyorsunuz ve merak duygusunu her daim tetikte tutmayı başarıyor. Mesela fark ettiğim bir detayı paylaşayım; serinin bu 4. kitabında 18. kitabın adı geçiyor : Büyük Yaz. Üstünde pek durmuyor ancak kulak aşinaşığı olsun diye azıcık bahsediyor. İrili ufaklı bunun gibi faha pek çok detay var. Yazarın ciddi bir titizlikle seriyi yazdığı çok belli. Ve bu titizlikle hazırlanmış seriyi okumak bana olağanüstü keyif veriyor. Maskeler Adası da yine gizemim yanında sizi duygudan duyguya sokacak bir kitap olmuş. Aslında bir yanım bu seri bilinmesin istiyor bir yanım da bu kadar değerinin altında kalmasını kaldıramıyor. Bu seriyi genç yaşlı fark etmeksizin içindeki çocuğu öldürmemiş herkese okuyun okutturun efenim.
!!! SPOİLER !!! Hazır Venedik'teyken seriye romantizm eklenmesi çok tatlı bir dokunuş olmuş. Rick'in masumluğuna sarılasım geldi. Romantizm demişken Ulysses'in 18. yy.a gidip sevdiği kadını günümüze getirip evlenmesi de bambaşka bir seviyeydi. Okuyunca ben de Julia gibi birkaç dakika sindiremedim. Jason'a gelirsek, bir yerden sonra tavuk gibi tüylü tüylü koşturdu :) Manfred'in 2. kez uçurumdan aşağı düşmesine koptum. Oblivia'nın her sorunu parayla çözmesine de gıcık kaptım. Kapakta da gözüken yeni karakterinizin seriye güzel bir tat kalacağını düşünüyorum. Leonard, Nestor'dan daha babacan geldi niyeyse. Ha bir de Oblivia'ya yardım eden Kül Kont var ya, onu da kafamda bahsettiğim trailerdaki kötü karakter olarak canlandırmıştım. Bu kısımları yazmak inanılmaz hoşuma gidiyor çünkü bir kitap okuduktan sonra hep heyecanımı birileriyle paylaşmak isterdim. Şimdilik monolog şeklinde olması umurumda değil. Kitabı okuyan birinin gelip sonradan benim incelememi okuyup benzer hisleri paylaşması fikri beni mutlu ediyor :)