Feminist literatürde yer alabilecek bir roman. Üç kadin üzerinden sistemin kadınlar üzerindeki baskısını anlatıyor. Toplum,eş,sevgili,aile,çocuk kadını istediği kalıba sokmaya çalışıyor. Bu Türkiye'de de böyle,romanın konusunun geçtiği İspanya'da da ve dünyanın geri kalanında da. Ve yine kadını ezen ,yok sayan en önemli sorun PARA. Para yoksa kadin da yok. Kendini var edebilmesi için sürekli çalışmak zorunda. Surekli çalışınca da kendine vakit kalmıyor.
Maria,Alicia ve Carmen.... İşte bu üç kadin bunu yaşıyor dibine kadar.
Alicia,karakteri ile hiç bağ kuramadım. Gerçek gibi gelmedi. Zira romanda onunla ilgili çok tekrara dusulmustu. Babasının intiharı onu çok etkiliyor. Tamam. Ama geliştirdiği savunma mekanizmalari bana hiç gerçekçi gelmedi. İnsanlara sürekli hor görmesi, tepeden bakması...falan.
Maria karakteri ise tam yurdum insanı. Tecavüze uğraması,dünyaya getirdiği bebegini ailesine bırakıp çalışmaya Madrid'e gitmesi,yadli bakimi, temizlik gibi islerde çalışması. Zaman içinde görerek, yaşayarak,okuyarak kadının toplum içindeki durumunun ayırdına varması. Toplantılarda daha çok söz alması ki hangi dernek,sendika,örgüt, parti olursa olsun erkeklerin daha çok sesinin çıkması.Birlikte yasadigi Pedro ile asla evlenmek istememesi, kendine özel bir alan yaratması. Tüm bunlar hem takdire şayan hem de daha gerçekçi idi. Carmen'in sesini ise hiç duymayiz. Baska anlaticilar yolu ile öğreniriz durumunu ki bunlar da cok kısıtlı bilgilerdir.
Yazar ülkesi Ispanya'da çok sevilen bir şair. Bu ilk roman denemesi. Şiirsel bir dili var ama kurguda zaman zaman kopukluklar ve fazla tekrara düşme gibi bir durum hissettim. Okunur mu okunur. Zaten bir demlik kitap.