·136 syf.····Okunma: 16 Mart 2025 01:33 Merhaba,
Kitabı henüz bitirdim ve hissettiklerimi, duygularımın sıcaklığıyla paylaşmak istiyorum. Bu yazıyı okurken kitabın içeriğine dair bazı anekdotlarla karşılaşabilirsiniz; bu yüzden eseri okuduktan sonra incelememi değerlendirmenizi tavsiye ederim. "Toprak Ana" incecik bir kitap, ancak bu kadar az sayfaya böylesine derin bir duygu yoğunluğu nasıl sığdırılmış, anlamak gerçekten güç. Cengiz Aytmatov'un kalemiyle ilk kez tanışıyorum ve bu eser, onun diğer kitaplarını da okumam gerektiğini bana fazlasıyla hissettirdi. Gerçek anlamda edebi bir şölen.
Kitaba gelecek olursam, Aytmatov savaşı ön cephede değil, cephe gerisinde bıraktığı yıkımla ele alıyor. Savaş, beraberinde sadece ölüm ve yıkımı değil, insanların umutlarını, hayallerini, yaşama sevincini ve ailelerini de götürüyor. Bu kitapta, savaşa giden köy erkeklerinin ardında bıraktıkları hayatları, Tolgonay Teyze'nin ağzından dinliyoruz. Savaş öncesinde nasıl bir aile olduklarını, Suvankul ile yaşadığı aşkı, bu aşkın meyvesi olan ve savaşta kocasıyla birlikte yitirdiği üç oğlunu...
İkinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle birlikte, eli silah tutabilen genç-yaşlı pek çok insan cepheye çağrılır ve birçoğu geri dönmez. Kitapta, savaşın sona erdiği ve askerlerin köylerine döndüğü sahne iç burkan bir gerçekliği gözler önüne seriyor. Köylüler heyecanla anayola çıkıp beklemeye koyuluyorlar, fakat köy girişinde sadece bir asker iniyor... Gidenlerden geriye sadece bir kişi dönebilmiş. Bu sahne, savaşın acımasızlığını ve geride bıraktığı büyük kaybı iliklerinize kadar hissettiriyor.
Kitap, kadınların fedakârlıklarını, sabırlarını ve azimlerini gözler önüne seriyor. "Zor zamanlar güçlü insanlar yaratır" derler, ancak bu güçlü insanların ne bedeller ödeyerek ayakta kaldığını görmek insanın içini burkuyor. Keşke güçlü olmak zorunda kalmasalardı, keşke bu kadar büyük fedakârlıklar yapmaları gerekmeseydi diye düşünmeden edemiyor insan. Kimisi çocuğunu, kimisi kocasını, kimisi ise hayatının baharını kaybediyor. Hangisinin daha acı olduğunu bilmek zor, ama bildiğim bir şey var ki her biri tarifsiz bir keder taşıyor.
Tolgonay Teyze'nin büyük oğlunun eşi Aliman'ın hikâyesi ise trajedinin en keskin örneklerinden biri. Onların ilişkisi geleneksel kaynana-gelin çatışmasından çok, bir anne-kız sevgisini andırıyor. Yazar, kadınlar arasındaki bağı öylesine incelikli ve duygu yüklü anlatıyor ki, bu derin bağ okurun yüreğine işliyor. Aliman'ın yaşam mücadelesi ve trajik sonu, okurun içine ağır bir hüzün bırakıyor. Yaşamak ister miydi, yoksa utancından ötürü ölümü mü yeğlerdi, bilemeyiz. Ancak tüm süreç boyunca, Tolgonay Teyze ile ilişkisi ve hayata karşı duruşu saygıyı hak ediyor.
Son olarak, "Toprak Ana" mutlaka okunması gereken bir eser. Kitabın inceliğine aldanmadan, içinde barındırdığı derin yaşanmışlıkları ve hayat tecrübelerini anlamak için dikkatle ve hisle okunması gerektiğini düşünüyorum.
16 Mart 2025
Mehmet Varilci