"Ben buradayım sevgili okuyucum, sen neredesin acaba?"Buradayımmm! diye bağırdı Derda..."Evet bende okuduğum her sayfada BURADAYIM diye avazım çıktığı kadar bağırdım...Peki siz nerdesiniz? Oğuzcuğumm Atay yarım asır yıl önce BEN BURADAYIM SEVGİLİ OKUYUCUM, SEN NERDESİN? diye kendisini anlamaya çağırmadı mı? Bu çağrıya kaçınız cevap verdiniz?...Şimdi onun adına ben avazım çıktığı kadar bağırarak söylüyorum NERDESİNİZ? Allah'ın cezaları? Nerdesiniz? onu anlamaya çok geç kaldığınızın farkında değil misiniz hâlâ? Evet serzenişimden anlaşılacağı üzere OĞUZ ATAY'a adanmış bir hayat ve OĞUZ ATAY''ın bir araya getirdiği iki Derda.Tek farkla birinin "â" harfinde şapkası var... Öncelikle inclememe derinlemesine girmeden önce "LANET OLASI PEMBE GÖZLÜKLERİNİZ VARSA BU KİTABA HİÇ BULAŞMAYIN HATTA HAKAN GÜNDAY'A HİÇ BULAŞMAYIN AMA HAYATIN UZAKLARDAKİ ÜTOPİK YANINA KARŞI MİYOPSANIZ BUYRUN AZ'la ve HAKAN GÜNDAY'LA HAYATIN ÇIPLAKLIĞIYLA BİR YOLA KOYULUN... Derdâ "a" harfinde şapkası olan yani kız olan Derdâ henüz 11 yaşında bir tarikat şeyhinin oğluyla evlendiriliyor pardon satılıyor desem daha doğru olacak...Ve bu kız çocuğuna çektirilen o iğrenç şeyleri düşündükçe tüylerim ürperiyor...Derdâ'nın çektikleri çevirdiğim her sayfa sonrası erkek soyuna olan nefretimi artırıyordu.İsmi Derdâ olan bu güzel kızın olması gereken yer bir park, okuldaki bir sınıf iken... Kendini kocaman bir adamın elinde buluyor Derdâ. Daha Mahallesinden çıkamamışken bir anda Londra'nın yolunu tutuyorlar. Ve nefesimin düzensizleştiği kalbimin durma noktasına geldiği ilk an, yazarın,
... Ve Derdâ'yı döve döve s.... Londra'da sabah olana kadar..."O GECE LONDRA TARİHİNİN EN UZUN GECESİ OLDU, ÇÜNKÜ GÜNEŞ BİLE DOĞMAYA UTANDI... Cümlesiyle beynimden vuruluyorummm, tüylerim ürperiyor ve aşağılık erkek soyundan tiksiniyorum... Dünyanın pembe bir sayfa olmadığını insanın özellikle 'erkek' denen şeyin dünyanın başına gelmiş en kötü şey olduğunu ben yıllar önce kabullendim zatenn. Ve Derdâ'nın yaşadığı bu iğrençlik her geçen sayfa artıyor, ben utanıyor ve tiksiniyorum...
Tekrar yineliyorum pembe gözlükleriniz varsa bulaşmayın Hakan Günday'ın kalemine... çünkü gerçekleri çıplak bir gözle anlatıyor yazar... Bir diğer karakter ise erkek olan Derda. Bu karakter OĞUZ ATAY ismiyle tanışıyor ve hayatı OĞUZ ATAY aşkıyla şekilleniyor. Bu uğurda adam bile öldürüyor, çünkü Derda'ya göre insanlar kendilerini anlamadıkları gibi OĞUZ ATAY'ı da anlamadılar.ATAY'ın ölümünün yalnızlıktan, fazla düşünmekten, anlaşılamamaktan ve en önemlisi umutsuzluktan kaynaklandığını düşünüyor. ATAY ise neredesiniz okurlarım diye bize seslenip bizden bir kıvılcım beklediğini ifade ediyor..."O akşam Derda, evdeki tek ampulün ışığında KORKUYU BEKLERKEN'i bitirdi. O akşam, Derda, üç yıldır konuştuğu taşın sesini duydu..." Daha sonra TUTUNAMAYANLAR'la tanışıyor Derdâ.
"-Neydi o kitap?
-Öyle bir kitap olmalı ki, sayesinde, milyonlarca insan hayatının anlamına kavuştu..."
Evet çok haklıydı Derda milyonlarca insan TUTUNAMAYANLAR'la hayatının anlamına kavuştu başta ben Mahsum BALKILIÇ olmak üzere hayatımın en zor zamanlarında en zor dönemlerinde TUTUNAMAYANLAR'ın karanlık dehlizlerinde, SELİM IŞIK'ı ruhani liderim ilan edip, kaybetmenin de soylu olabileceği anlamına kavuşmuştum...
Evet sanırım Derda=Mahsum BALKILIÇ ve çevirdiğim her sayfa da kendimi ve OĞUZ ATAY'a olan aşkımı, sevdamı okudum... Hakan Günday hangi sudan içtin hangi yemekten yedin bilmiyorum ama, çok farklı bir kafa yapın var... Ve her defasında kalbime kalbime indirdiğin her yumrukta OĞUZ ATAY'a ve ona aşık olan sana sevgim sayfa sayfa birikti...
Bu iki Derda'yı bir araya getiren yegane sebep yine OĞUZ ATAY olacaktır... Hakan Günday o kadar mükemmel bir biçimde hikayeleri birleştiriyor ki aklınız hayaliniz şaşacak netttt...
Neden her şeyin çokluğunu istiyoruz? Çok para, çok sevgi, çok huzur, çok mutluluk... Çokluğunuza sokayım ben... 3 harflik bir kelimeye neden bu kadar takılıp kalıyorsunuz nedeeeeennn? Hiç AZ istemeyi denedik mi? AZ mutlu olursak aslında çok mutlu olacağımızdan daha da Çok mutlu olacağımızı bilebilir miyiz? İşte tam burada Hakan Günday yüzümüze bir tokat indiriyor kitabın son sayfasında...
"Seni AZ seviyorum"dedi Derdâ
"Ben daha AZ "dedi Derda.
Bir daha da konuşmadılar..."
GÜNDAY'ın dediği gibi;
"Çok olmadığımız kesin
Çok olan tarafta değiliz
Çok olan tarafta olmayacağız..." İnanın hayat böyle AZ olan tarafta iken daha yaşanılır bı hal alıyor...
Evet sevgili okurlar incelememde bazı argolu cümlelerimden dolayı affınıza sığınıyorum... İncelememi, beğendiğim bir alıntı ile sonlandırmak istiyorum.
HER ŞEY YOLUNDAYMIŞ GİBİ GÖRÜNÜYORDU. VE HERKES GÖRÜNENE ALDANMAYA HAZIRDI. ÇÜNKÜ GÖRÜNENE ALDANMAK, HAYATI DAYANILIR KILMANIN İLK ŞARTIYDI... Evet sevgili okurlar "GÖRÜNENE ALDANMANIZ" dileğiyle...
Herkese iyi okumalar dilerim... AzHakan GündayMahsum BALKILIÇ