İki düşman aile, en değerli iki çocuğunu kaybettikten sonra barıştı, peki bunun ne anlamı var? Shakespeare’in Romeo ve Juliet’inde nefret ve önyargıyla yıllarca birbirine düşman olan insanlar, ancak her şey için çok geç olduğunda bir araya geliyor. Ama bu geç gelen barış, artık hiçbir şeyi değiştirmiyor. Geriye sadece pişmanlık ve boşuna akıtılmış gözyaşları kalıyor. Romeo ve Juliet’in ölümü, anlamsız bir düşmanlığın, yanlış kararların ve iletişimsizliğin bedeli olarak tarihe yazılıyor. Shakespeare, bu trajediyle bize sarsıcı bir soru soruyor: İnsanlar değişmek için hep bir felaket mi yaşamak zorunda?