Puan vermedi·259 syf.····Okunma: 17 Mart 2025 21:56 Sünnet hakkında doğru bilinen yanlışları eleştiren bir kitap. Özellikle yazar burada hem kız hem erkek çocukların uğradıkları istismara dikkat çekmeye çalışmış. Sünnetin Kuran'da bir yerinin olmamasından tutun, doktorların sırf toplum geleneği diye ve antisemitizm baskısı yüzünden sünnet üzerine doğru düzgün bir eğitim almayıp bu ameliyatları yaptıklarından belli başlıklar altında bahsediyor. Kitapta en çok şaşırdığım yer ise sünnet derilerinin kozmetikte ve deri ameliyatlarında kullanılacak kadar bir pazarının olmasıydı. Tarih açısından baktığımız zaman sünnet, Yahudilere Eski Mısır'dan geçen, Müslümanların ise Yahudilerden kopyaladığı çocuk istismarı sayılması gereken vahşi bir gelenektir. Bu vahşiliği savunan, destekleyen, bir parçası olan herkes bu suça ortaktır. Bugün Dünya Sağlık Örgütü denen boktan kuruluşun başında Yahudiler yerine farklı bir topluluk olsa, sünnet denen çağ dışı gelenek insanlık suçu ilan edilmiş olurdu. Üzerine farz (yapması zorunlu) ibadetleri yerine getirmeyip, çocuğunun çükünü koştura koştura ele güne duyurarak kestiren sözde ebeveynlerin cehaleti karşısında insanın nutku tutuluyor. Bu vahşi eylemi "sağlık" güzellemesi üzerinden savunan kitlenin, Tanrının insanları kusursuz yarattığından dem vurmaları ise ayrı bir trajedidir. Sünnet konusunda son bir şey söyleyip konuyu uzatmayacağım. Sünnet olmazsa İdrar yolu enfeksiyonu oluyormuş çocuklar. (: Bunu engelliyormuş sünnet. Dünya üzerinde yaşayan erkeklerin çoğunluğu sünnet olmuyor. Hepsi idrar yolu enfeksiyonundan ölüyor, kıyamam. :( Kadınların da memelerini keselim o zaman? Meme kesilirse, meme kanseri olma riskleri de olmaz. Böyle saçma bir savunma karşısında gülemiyor bile insan. Yediğiniz halta kılıf ararken, insanların zekasını küçümseyen saçma bahaneler bulmayın. Dürüstçe "Biz bu haltı yemek istiyoruz, bu çocuk bir birey değil; bizim malımız, ona istediğimiz her geleneği, dini dayatırız." deyin.