Puan vermedi·400 syf.··Beğendi
···Okunma: 14 Mart 2025 02:13 "Hayat, yaşadığımız şey değildir; hayat, yaşadığımızı hayal ettiğimiz şeydir..."
Sevgili kitap,
Nicedir senin gibisini okumamıştım. Bıraksam mı, bitirsem mi derken iki kez okudum ama yine de tam anlamıyla çözüp çözmediğimi bilemiyorum… Beni düşündüren, zorlayan, içine çeken ve bırakmayan bir kitaptın. Her satırında hayata dair sorgulamalarla boğuştum, hislerimin derinliklerinde kayboldum ve nihayetinde ölümle yüzleşmek zorunda kaldım. Olay örgün muazzam, ama ağır bir tempoda ilerleyerek bazı düşünceleri tekrar tekrar işlemenden dolayı zaman zaman yorulduğumu da hissettim.
Bu kitap, bireysel olarak kendimi sorgulamama, edebi ve felsefi açıdan düşüncelerimi derinleştirmeme sebep oldu. Varoluşumun kazançlarını ve yok oluşumun kayıplarını bir pencere gibi açıp önüme serdin. Ve bunu yaparken beni yalnızca düşünmeye değil, hissetmeye de zorladın. Kitap boyunca Portekiz’in tarihi, mekânları ve atmosferi beni adeta içine çekti. O kadar etkileyici anlatılmış ki, gidip oraları yerinde görmek isteği içime düştü. Belki bir gün, bir köşeye oturup bu kitabı Lizbon’da yeniden okurum.
Bu kitabı okurken elimden bırakmak istemesemde; bir cümlede saatlerce takılıp kaldığım anlar oldu. Yine de okumaya devam ettikçe insanlık için küçük ama benim için büyük keşiflerle dolu bir yolculuğa çıktım. Öyle bir kitap ki, sadece okuyup geçmek yetmez; derinlemesine incelenmeli, üzerinde düşünülmeli. Okuyup bitirdiğimde kendimi bir seviye daha yukarı taşıdığımı hissettim ve bu benim için büyük bir kazanım.
Bu kitabın konusu hayat… Bu yüzden özet geçmek istemiyorum. Çünkü bu kitap anlatılmaz, yaşanır. Kendine güvenen okurlara sadece şunu söyleyebilirim: Buyurun, okuyun ve hissetmeye cesaret edin.