Kırmızı avcı şapkası ile kendi varlığının farkına varmaya başlamış bir gencin, sadece üç günde neler yaşadığını okuyoruz bu hikayede.
Kendisinin de sıkça belirttiği gibi, dostumuz Holden, atlatılması hiç kolay olmayan bir döneme girmiştir. Okuduğu okuldan atılmasının sonucunda toplumla kendi arasına bir miktar mesafe koymuş, karşılaştığı her insanı ve herhangi bir şekilde aktörlüğünü yaptığı olayları kırmızı avcı şapkasının içinden eleştirmeye başlamıştır.
Bütün kitap boyunca Holden'ın bakış açısından Dünyayı izliyoruz ve neredeyse her bölümün sonunda da kendisiyle birlikte kafamızı gerçekliğin köhne duvarına çarpıyoruz.
Kesinlikle okunması gereken modern-klasik bir şaheser.